Examples of using Kadeh in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kadeh sırasını ezberlemeye çalışıyorum ve tek düşünebildiğim annem.
Sadece bir kadeh, tamam mı?
Babamın Kadeh günlüğü. Bu ne?
Bu altın kadeh ölçülemez tarihi.
Yegenim Larry serefime kadeh kaldiriyor!
Çamaşır sepetine kadeh düşürdün mü? Bizdeki partide?
Bir defasinda alti kadeh içip kendimi olmayan bir kediyle kavga ederken bulmustum.
Pekala. Sirk gitti, kadeh uydurma, ama bu çılgınlık gerçek.
Kadeh Macerası ve Bekaret Kalesinin yapımcılarını yaptığı bir strateji masa başı oyunu.
Birkaç kadeh daha?
Bir kadeh, ve sonra seni yolcu edeceğim.
Kadeh günlüğünü.- Bunu.
Yüzyılda Fransız rahipler tarafından saklanmıştı. Kadeh 15.
Sadece iki kadeh sarap içtim.
Tek kadeh bile yok.
Üç kadeh votka.
Bir kadeh. -Harika.
Kalkandaki gravür, Kadeh tabletindekiyle aynı. Bak!
Tamam, özür dilerim kadeh parasızım.
Gidip bize birkaç kadeh bir şeyler dolduracağım.