Examples of using Kader in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kader değil, şans.
Kader beni asıl sahip olmam gereken ortaktan mahrum bıraktı. Ama sanırım.
Kader çok kaltak, değl mi?
Ben, Phineas Pratt, size Kader gemisinden selamlar getirdim.
Istihbarat detaylandırma 12 nükleer bomba kader 12 farklı ülke.
Onun deyimiyle'' kıymetli kader'' leri bulmak için.
Kader bu değil mi?
O zaman yeniden doğmuş ve kader onu sana geri vermiş.
evine de kötü kader için bakın.
Ben, Phineas Pratt, size Kader gemisinden selamlar getirdim.
İki kişi, iki kader ve Avustralyaya uçacak bir uçak.
Değil miydi kader? Neden garip?
Bunların hepsi kader.
Dünyadaki bütün tuvaletler içinde, kader yüzüme güldü beyler.
Hiç yalan söylemez. Kader balığı.
Yoksa siz Kader Aşıkları mısınız?
Kader dokuyan ve manipülatif kontrol manyağı Lakhesisin yüzüğü.
Çünkü gerçeğin gücü büyüktür ve kader yanılmaz.
görkem ve kader.
Değil miydi kader?