Examples of using Kederi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Örümcek ağlarını ve kederi temizleyecek ♪.
Siz bütün kederi silebilirsiniz.
Ve acıyı. Ve kederi ve gönül yarasını.
Satrancın gururu ve kederi.
Bu çağrıda oğlunu kaybetmiş bir babanın tüm kederi var.
Kutsal Ağaçın kederi ceninin ruhuna girdi.
Kötü talih sonucu, Kutsal Ağaçın kederi ceninin ruhuna girdi.
Hayat boyu kederi düşündüm.
Kim diğerinin kederi, onun kendi mutluluğundan daha önemlidir.
Bir neşe, bin kederi dağıtır.
Herkesin kederi farklıdır.
Benim milletimin kederi benim kederimdir. .
Ailemizin kederi, Erina geri dönmüş olmasına rağmen devam ediyor.
Onu, hissettiğin kederi neşeye dönüştürerek aldat.
Ki bu da kederi kaldırmaktan daha zordu.
Yüreğimdeki kederi dinle.
Neden bu kadar kederi arıyorsun, Dante?
Kederi hissetme gereksinimi duymuyoruz.
Ve o insanların kederi beni çok etkiliyor.
Kederi suçluyorum.