Examples of using Komuta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, farkındayım. Ama burada komuta bende değil.
Konuşuyor, kanatlarını çırpıyor ve 30 komuta cevap veriyor.
Böyle bir adam nasıl bir orduya komuta edebilir?
Bu beni rahatlattı. Engerek 2, komuta, sol taraf.
Nerede? 1350, burası Engerek komuta, saat sekiz yönünde?
diğerine de ben komuta edeceğiz.
Geordi, sen benimlesin. Komuta ederim.
Ben bir ordu komuta edeceğim.
Ömer Paşanın komuta ettiği Rumeli Ordusunda görev yaptı.
Komuta gemisine git ve benim emirlerimi bekle.
Komuta odasına doğru gidiyor!
Ana komuta veriyorum, hıyar.
Komuta odasına saklanmış Sanırım gemiyi ele geçirmeye çalışıyor.
Komuta aracına binin.
Olumsuz, Yarbay. Komuta Odasında yaşam desteği yok.
Orduları komuta edip, savaş meydanlarında savaşacağım.
Hedefimiz Komuta merkezi.
Komuta, yüzey teması,
Komuta, iki nolu bateri güvertesinde bir sorunumuz var.
Komuta, radar. Akustik gölgesindeyiz.