Examples of using Koyar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Annem hala birkaç gün koyar Bunnyranch in üzerinde bir ay.
Umarım, senin yuvarlağına bi koyar, sen çürümüş bir domuzun oğlusun.
O bir tayin koyar, erken emeklilik alır.
Bir kolunu alnına koyar. Hayallere dalıyorsun.
Yaramaz çocukları çuvala koyar ve sonra kahvaltıda yermiş.
Otobüse koyar ve onu götürebiliriz.
Şarabı içine koyar, etiketi dışına yapıştırırsın.
Kız gelip içkilerimizi koyar ya da bizimle başın belada.
Üzerine yapıştırıcı koyar ve içeri iterim.
Onu küvete koyar gibi suya indirdim.
Seni ilk raunda koyar, burayı ateşlerim.
Kapının arkasına koca hacı koyar. Kimse peşlerinden gelmesin diye.
İlaca karşı koyar, ve onları saniyeler içinde getirir.
Şu külaha koyar mısın? -Ne?
Çünkü bir sınır koyar. Termodinamiğin ikinci yasası çok önemlidir.
Yemeklere tuz koyar… her şeye tonlarca tuz koyar. .
Yaramaz çocukları çuvala koyar ve sonra kahvaltıda yermiş.
Üst üste koyar ve çalardı.
Ve keşfeden ismini koyar.- Ne?!
Bazen adam koyar ama çok sik degil.