MEMURU in English translation

officer
memur
subay
polis
görevlisi
polisi
official
resmî
yetkili
resmen
memur
görevlisi
clerk
kâtip
memur
kasiyer
satıcı
tezgâhtar
görevli
elemanı
sekreter
constable
memur
polis
emniyet
şerif
komiser
güvenlik şefi
employee
çalışanı
bir çalışan
personel
işçi
çalışanların
bir çalışanı
bir çalışanım
elemanı
memuru
bir çalışanımız
teller
veznedar
tellerın
tellerla
tellera
memuru
vezne
taker
alıcı
alan
memuru
tutanlardan
officers
memur
subay
polis
görevlisi
polisi
officials
resmî
yetkili
resmen
memur
görevlisi
clerks
kâtip
memur
kasiyer
satıcı
tezgâhtar
görevli
elemanı
sekreter

Examples of using Memuru in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir keresinde nüfus memuru beni test etmeye kalkıştı.
A census taker once tried to test me.
Yakın mesafeden bir banka memuru vurulmuştu.
It was a-a bank teller shot at point-blank range.
Onu desteğe bir sürü polis memuru geldi.
Have come here to support her. So many law enforcement officials.
Foro Mussolinide sekiz yüz belediye memuru bir aradaydı.
Eight hundred town clerks together in the Foro Mussolini.
Kayıtlarımıza göre bu sabah bir sayım memuru buraya gelmiş.
Our records indicate there's a census taker that was here this morning.
Yani Linda bir banka memuru. Olasılık.
Probability. Which means that Linda is a bank teller.
Lerde alaycı bir nüfus memuru vermiş.
It was given to us in the 1920s by a sarcastic census taker.
Yani Linda bir banka memuru. Olasılık.
Which means that Linda is a bank teller. Probability.
Polis memuru silahli çatişmada öldü.
POLICE OFFICER DIES IN SHOOTOUT.
Madridte polis memuru vurularak öldürüldü.
POLICE OFFICER SHOT DEAD IN MADRID.
Dört banka memuru soğukkanlılıkla katledildi.
Four bank tellers were executed in cold blood.
Madridte silahli çatişmada, bir polis memuru öldü diğeri ağir yarali.
POLICE OFFICER KILLED, OTHER INJURED IN SHOOTOUT IN MADRID.
Ama asla kendimi teşhir etmedim ya da o memuru ayartmaya kalkışmadım.
BUT I NEVER EXPOSED MYSELF OR ENTICED THAT OFFICER.
Şartlı tahliye memuru.
PAROLE OFFICER.
Cheng An~ Kabul Memuru.
CHENG AN, RECEPTION OFFICER.
Şartli tahli̇ye memuru.
PAROLE OFFICER.
Boşver memuru, silahı alda herhangi bir yere ateş et.
Forget an officer, just pick up the gun and shoot.
Kefaret memuru olmak pis bir iş.
It's a dirty business, being a bail bondsperson.
Çünkü bugün şartlı tahliye memuru gelecek ve panik halindeyim. Odan temiz mi?
My probation officer's coming today and I'm freaking out?
Güvenlik memuru. Lester!
Security office. Lester!
Results: 3294, Time: 0.046

Top dictionary queries

Turkish - English