Examples of using Memuru in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir keresinde nüfus memuru beni test etmeye kalkıştı.
Yakın mesafeden bir banka memuru vurulmuştu.
Onu desteğe bir sürü polis memuru geldi.
Foro Mussolinide sekiz yüz belediye memuru bir aradaydı.
Kayıtlarımıza göre bu sabah bir sayım memuru buraya gelmiş.
Yani Linda bir banka memuru. Olasılık.
Lerde alaycı bir nüfus memuru vermiş.
Yani Linda bir banka memuru. Olasılık.
Polis memuru silahli çatişmada öldü.
Madridte polis memuru vurularak öldürüldü.
Dört banka memuru soğukkanlılıkla katledildi.
Madridte silahli çatişmada, bir polis memuru öldü diğeri ağir yarali.
Ama asla kendimi teşhir etmedim ya da o memuru ayartmaya kalkışmadım.
Şartlı tahliye memuru.
Cheng An~ Kabul Memuru.
Şartli tahli̇ye memuru.
Boşver memuru, silahı alda herhangi bir yere ateş et.
Kefaret memuru olmak pis bir iş.
Çünkü bugün şartlı tahliye memuru gelecek ve panik halindeyim. Odan temiz mi?
Güvenlik memuru. Lester!