Examples of using Morluk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Önde ve arkada çok sayıda morluk var.
Johnu bulduğumuzda sol gözünde morluk vardı.
Kızın göğüs kemiğindeki morluk kalp masajından olmuş olabilir mi?
Morluk olan bu?
Yüzde morluk var mı?
Morluk burada altı ile sekiz saattir yattığını gösteriyor.
Bak! Ve şu morluk.
Kolumda alçı var.'' O yüzden gözümde morluk.
Boynunun yarısını kaplayan morluk izlerini görüyor musunuz?
Defansif yaralanma ve morluk yok, beden kımıldatılmamış.
Morluk için. Dün gece sana sert davranmak istememiştim.
Bacaklarda morluk yok.
Ah, bu morluk.
Görebildiğim tek morluk, zincirin bağlandığı yerde.
Kalçamdaki morluk yüzünden işimi mi bırakayım?
Defansif yaralanma ve morluk yok, beden kımıldatılmamış.
Boynundaki morluk da ne?
Cesette iki morluk var.
Harper, yüzünde morluk vardı?