Examples of using Nedense in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nedense bunun masumları korumanın iyi bir yolu olmadığını söylüyor.
Zaman nedense sert yol almak için değil şey, her zaman, geldi.
Bunu nedense inanması zor buluyorum.
Bu çorak topraklarda nedense hepsi tuhaf geliyordu.
Nedense susuzluğum hala geçmedi.
Ama nedense onlar gibi olacağımız fikrine kapıldım.
Nedense ben emin değilim.
Bu sırada, nedense Bay Frohike ilginç bir soru sordu.
Nedense bugünlerde Yoshiwaranın parıltısı sönüyor.
Nedense sormayı unuttum.
Nedense bu şişeyi özlemeyeceğini düşünüyorum.
Ya özel bir nedense? Kız meselesi ya da arkadaşlarıyla ilgili bir şey.
Nedense asıl işin pazarlamacılık değilmiş gibi geliyor bana?
Sadece son zamanlarda nedense bunu unutmaya başladık.
Nedense benimle sadece stratejilerimi övmek için bağlantı kurduğunu sanmıyorum.
Baban nedense dışarı çıkmak istemiyor.
Ben nedense çok panikledim.
Nedense son birkaç yıldır uyku sorunu yaşıyorum.
Garip ama, nedense Amerikaya döndüğüm için heyecanlı değilim.
Nedense bu adamın bize Lynchten daha iyi haberleri olduğunu sanmıyorum.