NITEKIM in English translation

as a matter of fact
nitekim
doğrusu
aslında bakarsan
aslına bakarsan
i̇şin gerçeği
when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken
indeed
gerçekten
şüphesiz
doğrusu
şüphe yok
çünkü
elbette
kesinlikle
aslında
muhakkak
hakikaten
in fact
aslında
hatta
aslına bakarsan
doğrusu
gerçekte
aslinda
gerçek şu
aksine
nitekim
esasen
so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
o yüzden
demek
ki
de
then
sonra
o zaman
ardından
peki
böylece
derken
öyleyse
o halde
halde
zamanlar
even
bile
hatta
daha
thus
böylece
dolayısıyla
böylelikle
işte
nitekim
bu yüzden
bu nedenle
bu şekilde
bu sayede
and
ve
ayrıca
peki
edip
hem
sonra
ise
arasında
sent
yollayın
göndermek
yollamak
gönderir misin

Examples of using Nitekim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nitekim daha verimli bir akşam yemeği deneyimi.
Hence, a more efficient dining experience.
Nitekim bundan önce seni yarattım.
Certainly I have created you before,
Nitekim artık birlikte değiliz.
Hence, not with me anymore.
Nitekim seni yoktan var eden
Certainly I have created you before,
Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
And lo! it swallowed up all their false devices.
As Nitekim, biz mühimmat taşımak yok.
As a matter of fact, we do carry ammunition.
Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
And lo! it swallowed up their lying show.
Nitekim bundan önce seni yarattım. Halbuki sen hiçbir şey değildin.
Certainly I created you before when you were nothing.
Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
And behold, it was swallowing what they had faked.
Nitekim bir çocukla karşılaştılar,
Thereafter they met a boy
Nitekim o düşündü; ölçtü biçti.
Verily, he thought and plotted;
Nitekim bu bir.
Matter of fact, it's a.
Belirtmiyorum sakıncası olmazdı eğer Nitekim gibi, i çaldı?
As a matter of fact, if you wouldn't mind not mentioning i rang?
Nitekim, disiplin. Daha fazla katılımcı kaybedemeyiz.
Hence, discipline. We can't afford to lose any more attendees.
Nitekim o düşündü; ölçtü biçti.
Verily he considered, and devised.
Yenildi Nitekim, Kontesin resmi düşman eline geçti.
Indeed and the comtesse's picture fell into our enemy's hands.- Was defeated.
Belirtmiyorum sakıncası olmazdı eğer Nitekim gibi, i çaldı?
As a matter of fact if you wouldn't mind mentioning I rang?
Nitekim bu güçlü suçlular onun emrine amade.
Hence, these powered felons are at her beck and call.
Nitekim suç içinde doğdum ben,
Behold, I was brought forth in iniquity.
Evet. Nitekim, onu öldürmeye çalışan insanlar var, haksız mıyım?
However, there are people trying to kill her, right? Well, yeah?
Results: 466, Time: 0.0901

Top dictionary queries

Turkish - English