Examples of using Olaya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hiç bu olaya tanık olma fırsatı buldunuz mu?
Bu önemli olaya… erişmeyi başardığınız için tebrikler.
Selam! Olaya davanın hızlı ilerlediğini söylüyordum.
Hadi ama, Alan, olaya yanlış bakıyorsun. Nadiren olurum.
Bu olaya inanabiliyor musun?
Üs güvenliği olaya el koydu.
Sigorta şirketi olaya ihmalkarlık diyor.
Olaya tanıklık ettiğini sanıyordum.
Bu önemli olaya… erişmeyi başardığınız için tebrikler.
Kemerdeki patlayıcı ve olaya karışmış çocuklar var.
Ama polisin biri, olaya öyle bakmadı.
Ve bu,'' gezegensel nebula'' dediğimiz olaya sebep olacak.
Sanırım olaya tecavüz süsü verilme fikri Elisabethindi.
Bu olaya'' Kaprifikasyon'' denir.
Adam?- Bu olaya inanabiliyor musun?- Barry?
Olaya şahit biri varsa?
Bu önemli olaya… erişmeyi başardığınız için tebrikler.
Yarışmada olaya neden olan tüm adamları yakaladık.
Millet, belki de olaya yanlış açıdan bakıyoruz.
İç çamaşırlarına kadar soyundun ve sonra bir baktım hepimiz olaya dalmışız.
