PIS in English translation

dirty
pis
kötü
pislik
iğrenç
kirletmek
müstehcen
ayıp
adi
yolsuz
kirli
filthy
pis
iğrenç
pislik
leş gibi
müstehcen
kirli
aşağılık
edepsiz
pasaklı
nasty
kötü
iğrenç
pis
çirkin
berbat
yaramaz
fena
nahoş
ayıp
edepsiz
foul
faul
iğrenç
kötü
pis
berbat
kirli
bad
kötü
fena
berbat
yaramaz
messy
dağınık
karışık
pis
karmaşık
berbat
kötü
karmakarışık
karman çorman
kirli
pasaklı
shit
bok
lanet
pislik
boktan
hassiktir
şey
hasiktir
mal
berbat
kahretsin
lousy
berbat
kötü
iğrenç
rezil
alçak
dandik
pis
lanet
boktan
bitli
grubby
pis
kirli
slimy
yapışkan
iğrenç
pis
sümüklü
kaygan
yapış yapış
ince
çamurlu
alçak
yaltakçı

Examples of using Pis in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu pis tahta parçalarından uzaklaşmak ve peşinden gitmek şöhretinin ve talihinin peşinden gitmek.
Getting off these lousy planks and going after… Going after fame and fortune.
Sizin pis balınıza ihtiyacım yok!- Aptallar!
I don't need your stinking honey!- Idiots!
Bana pis işleri verdiğin için.- Niye bağırıyorsun?
Cause you gave me the shit job, that's why?
O kadar pis dayak yiyorum ki İnsan Avcısı sesi duymaya başlıyorum.
I'm getting beat so bad, I'm hearing Manhunters.
bu ağırbaşlı bakire de onun pis suç ortağı!
this demure maid his foul accomplice!
ben oyunu pis oynadım.
I was playing messy.
Yarın Bangladeşte pis bir çiftçi olarak uyanabilirim.
Tomorrow I could wake up a dirt farmer in Bangladesh.
Sana pis deniz canavarları yedirdim,
I make you eat slimy sea monsters,
Böyle pis ve dağınık daha sevimliler.
They're much cuter like this, all grubby and untidy.
Seni çürümüş, pis Heffalump. Senden korkmuyorum!
I'm not afraid of you! You rotten, stinking Heffalump!
Biz böyle pis işler yapmayalım diye arkadaşlarımız canını verdi.
Our friends died so we wouldn't have to do shit like that.
Pis eşkıya. Yani, nasıl bir manyak böyle bir şey yapar ki?
What kind of sick person does something like that? Lousy thug?
Kırmam merak etme, pis kokuyor.
Don't worry, I won't break it. It smells bad.
Teşekkürler kardeşim. Gel bakalım pis solucan.
Thank you, brother. Now, come, foul worm.
Ama güzel, ama çok pis. Tamam mı?
Okay? The pie is good, but it's very messy.
Böyle pis işler yaparken biraz daha gizli olman gerekiyor.
You should be a little more secretive about the way you do dirt.
Her pis ruh, her şeytani güç,
Every unclean spirit, every satanic power,
Ve Nick Saxin pis, yağlı parmakları şifremi tutuyor.
On my password. And Nick Sax has got his fat, grubby fingers.
Seni çürümüş, pis Heffalump. Senden korkmuyorum!
You rotten, stinking Heffalump. I'm not afraid of you!
Pis sikici.
Slimy fucker.
Results: 5229, Time: 0.0628

Top dictionary queries

Turkish - English