SEBEPLER in English translation

reasons
sebep
neden
mantık
bahane
causes
çünkü
sebep
neden
yüzünden
davaya
motives
sebep
neden
motivasyon
amaç
dürtü
motif
gerekçesi
güdüsü
saik
why
neden
niye
niçin
yüzden
sebebini
reason
sebep
neden
mantık
bahane
cause
çünkü
sebep
neden
yüzünden
davaya

Examples of using Sebepler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şüphem yok. Ama sebepler sonuçlardan daha önemsizdir.
No doubt. but motives are less important than outcome.
Bugünkü toplantıya birilerinin saldırı düzenlemek isteyeceğine dair sebepler var.
Someone wants to attack the assembly today. We have reason to believe.
Şüphem yok. Ama sebepler sonuçlardan daha önemsizdir.
But motives are less important than outcome.- No doubt.
Benzer suçların, başka çocuklara karşı işlendiğine inanmak için sebepler var.
Similar horrors committed against other children. There is reason to believe that this case also involves.
Sonraki konu, düşmanlık ya da diğer sebepler.
Next, grudges or other motives.
Bizi onun dün gece bu dairede olabileceğine inandıran bazı sebepler var.
We have reason to believe that they may have been inside your apartment last night.
Onun gercek oldugunu bilmiyoruz burada olmak icin sebepler.
We do not know his true motives for being here.
Gardockiyi neden öldürtmek istediğine dair… bazı sebepler sunmuş olmalı.
Why he wanted you to kill Gardocki. Must have given you some reason.
Dedektifler cinayet için farklı sebepler düşündüler.
Detectives considered different motives for the murder.
Cinayet için sebepler.
Motives for murder.
Psikiyatrik sebepler? Gözetimi ne zaman başlıyor?
PSYCHIATRIC REASONS?- WHEN'S SURVEILLANCE START?
Gözetimi ne zaman başlıyor?- Psikiyatrik sebepler?
PSYCHIATRIC REASONS?- WHEN'S SURVEILLANCE START?
Fakat bazı sebepler olmalı.
BUT THERE MUST HAVE BEEN SOME MOTIVE.
Ama sebepler artık önem taşımıyor.
But the reasons why are no longer important.
Ama politik sebepler evlenmek için yeterli değildir.
But politics is not a reason to get married.
Sebepler ne olursa olsun çizgi çekilmeli.
No matter the reasons… a line must be drawn.
Sebepler değişik olabilir.
The triggers can vary.
Anlamadığımız şeylerin ardındaki sebepler birşekilde senin de anlamadığın şeylerdi.
The reason behind everything we don't understand you would understand somehow.
Sebepler beni ilgilendirmezdi, Albay.
I wouldn't be concerned about reason, major.
Sebepler hakkında konuşan bir delisin!
You're madmen talking about reason!
Results: 437, Time: 0.035

Top dictionary queries

Turkish - English