Examples of using Sebepler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şüphem yok. Ama sebepler sonuçlardan daha önemsizdir.
Bugünkü toplantıya birilerinin saldırı düzenlemek isteyeceğine dair sebepler var.
Şüphem yok. Ama sebepler sonuçlardan daha önemsizdir.
Benzer suçların, başka çocuklara karşı işlendiğine inanmak için sebepler var.
Sonraki konu, düşmanlık ya da diğer sebepler.
Bizi onun dün gece bu dairede olabileceğine inandıran bazı sebepler var.
Onun gercek oldugunu bilmiyoruz burada olmak icin sebepler.
Gardockiyi neden öldürtmek istediğine dair… bazı sebepler sunmuş olmalı.
Dedektifler cinayet için farklı sebepler düşündüler.
Cinayet için sebepler.
Psikiyatrik sebepler? Gözetimi ne zaman başlıyor?
Gözetimi ne zaman başlıyor?- Psikiyatrik sebepler?
Fakat bazı sebepler olmalı.
Ama sebepler artık önem taşımıyor.
Ama politik sebepler evlenmek için yeterli değildir.
Sebepler ne olursa olsun çizgi çekilmeli.
Sebepler değişik olabilir.
Anlamadığımız şeylerin ardındaki sebepler birşekilde senin de anlamadığın şeylerdi.
Sebepler beni ilgilendirmezdi, Albay.
Sebepler hakkında konuşan bir delisin!