Examples of using Sonucu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Güneye yaptığım yolculuğun sonucu… Kuzeyi daha iyi görebildiğimi hissediyorum.
Nihayet sonucu göreceğimizi sanıyoruz ama başlangıç olduğunu fark ediyoruz.
Bu bir tercih ya da seçimin sonucu değildir.
Ölüm, düşme sonucu oluşan darbe yaralanmalarından kaynaklanmış.
İkinci olayın sonucu ilk olayın sonucuna bağlı.
Sonucu burada görebilirsin.
Sonucu bildiğini söylüyorlar ama ben zaten kapıdayım.
Sen sonucu ne olursa olsun aklına geleni söyler ve yaparsın.
İşte okullarda Latince öğretilmemesinin sonucu bu.
Birinin seçimleri sabote etmeye çalıştığı sonucu mu?
Tuhaf bir rastlantı sonucu o kupa sonradan Bay Richin eline geçmiş.
Hayatını kaybetti. 20 kız, denize atılarak Eylemlerim sonucu.
Ama iki sonucu da kaldırabileceğine emin ol.
Elinizde bu sonucu destekleyecek bir kanıt var mı, Bay Finch?
Onlar sonucu biliyor.
Hâlâ hiçbir sonucu olmayacağını mı düşünüyorsun Strange? Bitti.
Yediği tuna balıkları sonucu cıva zehirlenmesine maruz kalmış olabilir.
Ama bu başka bir geleneğin sonucu.
Herhangi bir kanıtınız var mı, Bay Finch?{ Y: i} Bu sonucu destekleyecek?
Hükümet güvenliklerini arttırdıklarını söylüyor ama sonucu ne oldu?