Examples of using Vesile in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Detaylarını vermedi tabii ama Nazirin ağını yıkma konusunda senin vesile olduğunu söyledi.
Yetkililer baskının geçen hafta Senatörün galasından kaybolan Dr. Claire Landis ve kızı Mikaylanın iyileşmesine vesile olmasını temenni ediyordu.
Düello Canavarlarına olan inancımız zamanda yolculuk etmemize ve birbirimizle tanışmamıza vesile oldu.
Oradaki kökü çıkarmama izin verip hayallerimi gerçekleştirmeme vesile olursanız çok sevinirim.
Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- Rablerine( yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. Onun rahmetini umuyorlar
Hapiste yatarken hücre hapsine de çarptırıldı… bu da akli dengesini bozdu… ve cinayete giden trajik olaylara vesile oldu.
Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar; Onun merhametini umarlar,
Peygamberin dualarını almaya vesile edinir.
Çalıştay, üç ilham veren spor kadınının hikayelerini konu alan panel ile başladı. Beden eğitimi öğretmeni ve triatlet Vesile Yılmaz Anatça kendi öğretmenlik ve sporculuk hikayesini anlattıktan sonra“ Kızlar Sahada'' nın kurucusu Melis Abacıoğlu bu oluşumun geçmişini ve heyecan veren yönlerini anlattı.
Bu vesileyi kutlamak maksadıyla bunu size takdim etmek istiyorum.
Bu vesileyle, tüm klubeyi sana bırakıyorum.
Bu gürzü armağan etme vesilesiyle sizi tüm kötülükleri yok etmekle görevlendiriyorum.
Hepinize, bu harika vesileyi kutlamaya geldiğinizi için, teşekkür etmek istiyorum.
Bu vesileyle ben de öğrencilerini ülkemi eğitmeleri için davet ediyorum!
Allahın lütfu ve senin ilaçlarının vesilesiyle.
Görüyorum ki bu vesileyle yeni bir kiltin olmuş.
Bu suçlar vesilesiyle okuldan atıldın.
Sebebe ve vesileye sahibiz.
Sevgili insanlarım, bu vesileyle önemli bir duyuru yapmak için seçtim.
İki: Bu vesileyle aramızda… sonsuz bir dostluk kurmaya ant içtik.