YETKIM in English translation

authority
otorite
yetki
delil
at liberty
yetkim
özgürlüğüm
liberty
özgür
iznim
authorization
yetki
onay
izni
izin
clearance
yetki
izni
izin
geçiş
erişiminizi
tasfiye
giriş
power
güç
elektrik
enerji
gücün
güçlü
iktidar
güce
warrant
emir
yetki
izni
izin
fermanını
jurisdiction
yetki
yargı
bölge
yetki alanında
yargılama
authorized
yetki
izin
onay
verildi
onayla
bir otorizasyon
authorisation
yetki
izni
izin
be authorised

Examples of using Yetkim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Dışarıya buranın sakinleri hakkında bilgi verme yetkim yok.
No information about our residents. Sir, I ain't at liberty to give out.
Bu konuda konuşmaya yetkim olduğunu pek zannetmiyorum.
I'm not sure I'm authorized to speak about that.
Yetkim yok hepsi bu.
I just don't have jurisdiction.
Taşıma Güvenliğinden yetkim var, 1,
I have TSA Authorisation 1, 6,
Yetkim yok. Bilmiyorum. Bilmiyorum.
I don't have clearance. I don't know.
Yetkim vardı.- Dost muyuz?
I had authorization. Friends?
Banka hesaplarının, varlıklarının ve hisselerinin üstünde yetkim var.
I have power over your bank accounts, your estate and your stocks.
Benim yetkim olmayan bir bilgi buldu, banka kayıtları.
I don"t have Jurisdiction to Get tobank records.
Kullanmak için yetkim var Bu tesiste gerçek mermi.
I have authorized the use of lethal ammunition at this facility.
Dünkü buluşmamızda, nasıl olduysa… yetkim varmış gibi hissettim. Evet?
I felt I had authorisation. Somehow, at our meeting yesterday, Well?
Beşinci düzey yetkim var benim.
I have level-five clearance.
Yetkim vardı.- Arkadaş mıyız?
I had authorization. Friends?
Ateşkes ilan etmeye yetkim yok benim.
I don't have the power to call a truce.
Vince Malone, evinizi aramak için yetkim var, bayım.
Vince malone, I have got a warrant to search your house, sir.
Aslında bilsem bile size söylemeye yetkim yok, üzgünüm.
Actually even if I did know, I wouldn't be authorised to tell you, I-I'm sorry.
Ama bu bilgiyi size verme yetkim yok efendim.
But I'm not at liberty to give you that information.
Besinci düzey yetkim var benim.
I have level-five clearance.
An2} yetkim bile yok.
I don't even have jurisdiction.
Evet, Size arabalara bakma izni vermek için yetkim yok.
Yeah, I have no authorization for you guys to come back there to look at the cars.
O kadar yetkim var.
I have that power.
Results: 456, Time: 0.0508

Top dictionary queries

Turkish - English