A BORG in Turkish translation

Examples of using A borg in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
it's got a Borg modulation.
hata yapmıyorsam, bu bir Borg modülasyonu.
Borg everywhere chasing her. Sometimes she's in a Borg vessel, running.
koşuyor bir sütundan aşağı düşüyor. O bazen bir Borg gemisinde.
Harry Kim has fallen for a hologram, a Borg, the wrong twin
Harry Kim bir sanal karaktere, bir Borga, ikizlerden yanlış kardeşe,
An Ocampan who wants to be more and a Borg who's afraid of being less.
Olduğundan daha fazlası olmak isteyen bir Okampalı ve olduğundan daha azı olmaktan korkan bir Borgumuz var.
I have got an Ocampan who wants to be something more and a Borg who's afraid of becoming something less.
Olduğundan daha fazlası olmak isteyen bir Okampalı ve olduğundan daha azı olmaktan korkan bir Borgumuz var.
I have accessed a Borg neuroprocessor, and I have discovered what they're trying to do.
Borglardan birinin sinir sistemi işlemcisini ele geçirdim. ve ne yaptıklarını keşfettim.
This technology resembles a Borg maturation chamber,
Bu teknoloji, Borg olgunlaşma odasına benziyor,
Which simulates the conditions in a Borg vessel. It creates a field around the body.
Fizyometrik koşulları taklit ederek Aygıt, Borg gemisinin içindeki vücut etrafında bir alan yaratıyor.
They went to the central power matrix and disabled it. When they boarded a Borg vessel.
Borg gemilerine, her borda oluşlarında, direkt olarak merkezi güç matrisine giderek, etkisiz hale getirirlerdi.
Had I encountered him while I was a Borg, I would have found his technology unworthy of assimilation…
Eğer Borg iken, onunla karşılaşmış olsaydım, teknolojisini asimile etmek için önemsiz görürdüm…
Because it's been given a name by a member of my crew, doesn't mean it's not a Borg.
Ona bir isim verilmiş olması, Borg olmadığı anlamına gelmez.
You will have to spend a few hours each day regenerating in a Borg alcove until your human metabolism can function on its own.
İnsan metabolizman, kendi kendine çalışana kadar, her gün kendini yenilemek için Borg ünitesinde, bir kaç saat geçireceksin.
A Borg ship?
Bir Borg gemisi?
A Borg fail-safe device.
Bir Borg güvenlik aygıtı.
He is a Borg!
O bir Borg!
It's a Borg implant.
O bir Borg implantı.
It's a Borg cube.
Bir Borg küpü.
A Borg vessel is approaching.
Bir Borg gemisi yaklaşıyor.
They have a Borg crewman.
Bir Borg mürettebatı var.
It's a Borg signal.
Bu bir Borg sinyali.
Results: 1993, Time: 0.0334

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish