A BRIBE in Turkish translation

[ə braib]
[ə braib]
rüşvet
bribe
corruption
payoff
graft
kickbacks
paid
slush
rüşveti
bribe
corruption
payoff
graft
kickbacks
paid
slush
rüşvetle
bribe
corruption
payoff
graft
kickbacks
paid
slush
rüşvete
bribe
corruption
payoff
graft
kickbacks
paid
slush

Examples of using A bribe in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did you take a bribe from a judge?
Hâkimden rüşvet mi aldın?
Do you really think that Agent Andy would accept a bribe?
Gerçekten Ajan Andynin bir rüşveti…,… kabul edeceğine mi inanıyorsun?
That looked like a bribe to me.
Bana rüşvet gibi geldi.
You have never met a bribe you didn't like.
Senin asla sevmediğin bir rüşvete yolun çatmadı.
You think I don't know a bribe when I see one?
Bir rüşvetçi gördüğümde tanımam mı sanıyorsun?
Is that a bribe?
Bu birrüşvet mi?
A bribe, Miss Summerson?
Rüşvet mi, Bayan Summerson?
I'm looking at a bribe, plain as day.
Ben bir rüşvete bakıyorum, gün gibi ortada.
Are you offering me a bribe,?
Rüşvet mi teklif ediyorsunuz?
Would you accept a bribe?
Böyle bir rüşveti kabul eder misin?
Why? Did you take a bribe from a judge?
Neden? Hâkimden rüşvet mi aldın?
Why? Did you take a bribe from a judge?
Hâkimden rüşvet mi aldın? Neden?
A few backroom deals, a promise here, a bribe there.
Oraya verilen bir rüşvet. Birkaç gizli anlaşma, şurada verilen bir söz.
A bribe there. A few backroom deals, a promise here.
Oraya verilen bir rüşvet. Birkaç gizli anlaşma, şurada verilen bir söz.
A bribe there. a promise here,- A few backroom deals.
Oraya verilen bir rüşvet. Birkaç gizli anlaşma, şurada verilen bir söz.
You're absolutely right. Oh! If you think this is a bribe.
Bunun bir rüşvet olduğunu düşünüyorsanız yanılmıyorsunuz.
You could try a bribe.
Rüşvet vermeyi deneyebilirsin.
Is that a bribe, Mr. Scalese?
Bu bir rüşvet mi, Bay Scalese?
Talk to Shenoy. Took a bribe.
Rüşvet mi aldı? Shenoyla konuş.
A bribe? to sing my song. I want you… I want you.
Rüşvet mi? Benim… Benim şarkımı söyle. Benim.
Results: 585, Time: 0.0344

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish