A LINK in Turkish translation

[ə liŋk]
[ə liŋk]
bir bağlantı
connection
a link
contact
correlation
linkage
liaison
communication
bir link
a link
bir bağ
connection
bond
a link
attachment
ties
cord
bound
relate to
commitment
a correlation
arasında bağlantı
interconnection
bir halkası
ring
circle
link
hoop
to a people
bir bağlantısı
connection
a link
contact
correlation
linkage
liaison
communication
bir linke
a link

Examples of using A link in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're gonna have a link on The New York Times health page.
New York Times sağlık sayfasına bir link koyacağız.
From intuition maybe, a link.
Bir sezgi belki de, bir bağ.
There's a link still out there.
Hala orada bir link var.
But the only reasonable solution is a link between Zala and Bjurman.
Ama en makul çözüm Zala ve Bjurman arasında bir bağ olduğudur.
But there must be a link between Zala and Bjurman.
Ama en makul çözüm Zala ve Bjurman arasında bir bağ olduğudur.
Throw it. Okay, so we have to make a link.
At. Tamam, yani bir bağ kurmalıyız.
She found a link between Dargol- it's a chemical pesticide- and longevity.
Dargol, şu böcek ilacı, ve uzun ömür arasında bir bağ bulmuş.
Took me… Two years to weaken a link in that chain.
Benim zincirdeki bir halkayı zayıflatmam, iki yılımı aldı.
Could you try and figure out a link between the two devices?- I can try?
Bu iki aygıt arasındaki bağlantıyı çözmeye çalışır mısın?
Two years to weaken… a link in that chain. It took me.
Benim… zincirdeki bir halkayı zayıflatmam, iki yılımı aldı.
I already have a link… with these people.
bu insanlarla zaten bir bağım var.
Find a link between Collette and Henderson.
Collette Stenger ve… Henderson arasındaki bağlantıyı bulmalıyız.
The school just sent a link Hey.
Okul az önce performans kaydının bir linkini gönderdi. Hey.
Did you find a link?
Bir bağlantı mı buldun?
It will form a link between your mind and the ship's computer.
Zihninle geminin bilgisayarı arasında bir bağlantı kuracak.
Until you can prove a link to all this,- it's not enough.
Bir bağlantı olduğunu ispat edene kadar, tüm bunlar, yeterli değil.
It's worth looking for a link between them, right?
Aralarındaki bağlantıyı araştırmaya değer, değil mi?
Console beeps wants you to find a link to Fuller.
Fuller ile bir bağlantı bulmanı istiyor.
We think it's a link to a Soviet bio-weapon called Silent Night.
Sovyetlere ait bir biyolojik silahın bağlantısı olduğunu sanıyoruz adı Silent Night.
Hey, a link to Donahue?
Donahueyla bir bağlantı mı?
Results: 440, Time: 0.0579

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish