A ROADBLOCK in Turkish translation

[ə 'rəʊdblɒk]
[ə 'rəʊdblɒk]
barikat
roadblock
barricade
blocking
the barrier on the road
bir engele
obstacle
a barrier
hurdle
a handicap
a liability
hindrance
snag
obstruction
block
impediment
yol bariyerine
barikatla

Examples of using A roadblock in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And we now have a roadblock.
Ve artık bir barikatımız var.
Lieutenant. We need you to set up a roadblock.
Bir barikat kurmanız gerekiyor. Yüzbaşı.
And if we get to a roadblock, then we will decide what to do.
Eğer bir barikatla karşılaşırsak, o zaman ne yapacağımıza karar veririz.
I will have them set up a roadblock.
Onlara yola barikat kurmalarını söylerim.
I will have them set up a roadblock.
Onlara bir barikat kurmalarını söylerim.
Highway Patrol's setting up a roadblock at the Sepulveda Overpass.
Otoban devriyesi Sepulveda üst geçidinde yolu kesmek için çalışıyor.
Luke Dolan just evaded a roadblock near his wife's house.
Luke Dolan eşinin evi yakınında bir barikatı atlatmış.
We're 300 yards from the front gate, Chief, but there's a roadblock.
Ön kapıya 300 metre mesafedeyiz Şef… ama bir barikat var.
Look- a roadblock. Something must be going down.
Bir şeyler dönüyor olmalı. Bak, yol kapandı.
Slowly. It's a roadblock.
Yavaş ol. Barikat kurmuşlar.
It's a roadblock. Slowly.
Yavaş ol. Barikat kurmuşlar.
A roadblock? For what?
Ne için?- Barikat mı?
For what?- A roadblock?
Ne için?- Barikat mı?
Logan put up a roadblock to stall us.
Logan bizi oyalamak için bir barikat açtı.
We set up a roadblock and uplinked traffic cams,
Yol engelleri hazırladık, trafik kameralarıyla
So I think we need to set up a roadblock about a quarter mile down the road.- Yeah, sure thing.
Sanırım yolun yaklaşık çeyrek mil aşağısında bir barikat kurmalıyız.- Evet, elbette.
Romanian soldiers man a roadblock at the southern entrance of Nasiriya, Iraq, earlier this month.
Rumen askerleri ay başında Irakın Nasıriye kentinin güney girişine yol barikatı kurdu.
Keep your horses out of sight. Beckwith, you take three men and set up a roadblock up here.
Atları sakla. Sen üç adam al ve yola barikat kur.
Will hit a roadblock it can't break through. and the human race Our hopes of finding an ultimate theory will fail.
Ve insan ırkı Nihai bir teori bulma umudumuz başarısız olur, kıramayacağı bir barikatı vurur.
is likely to disappear before the end of this year, after Turkish Cypriots began tearing down a roadblock on their side of the split city of Nicosia on Thursday 24 November.
Kıbrıs Türklerinin 24 Kasım Perşembe günü bölünmüş Lefkoşe kentinin kendi taraflarındaki bir barikatı yıkmaya başlamasıyla bu yılın sonuna kadar ortadan kalkacak gibi görünüyor.
Results: 55, Time: 0.0467

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish