A STEP FORWARD in Turkish translation

[ə step 'fɔːwəd]
[ə step 'fɔːwəd]
bir adım ileri atıyor
bir adım ilerledi
bir adım ileriye

Examples of using A step forward in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A chance to show our appreciation for you and everything you have given us. Lloyd, why don't you take a step forward and give us?
Lloyd, neden bir adım öne çıkıp… sana ve tüm bu bize verdiklerine olan minnetimizi… gösterme şansı vermiyorsun?
No. I suggest you take a step forward, Miss Shaw, and show me the damages.
Bana zararları gösterin.- Bence siz bir adım ileri çıkın bayan Shaw.
Lloyd, why don't you take a step forward and give us a chance to show our appreciation for you and everything you have given us?
Lloyd, neden bir adım öne çıkıp… sana ve tüm bu bize verdiklerine olan minnetimizi… gösterme şansı vermiyorsun?
After a careful evaluation of our relationship, we decided that the time was right to take a step forward.
İlişkimiz üzerinde özenle kafa yorduktan sonra bir adım ileriye taşımak için doğru zamanın geldiğine karar verdik.
Lloyd, why don't you take a step forward and give us for you and everything you have given us. a chance to show our appreciation?
Lloyd, neden bir adım öne çıkıp… sana ve tüm bu bize verdiklerine olan minnetimizi… gösterme şansı vermiyorsun?
We take a step forward in a peaceful and open relationships.
açık ilikileri bir adım ileriye taıyoruz.
Lloyd, why don't you take a step forward and give us a chance to show our appreciation?
Lloyd, neden bir adım öne çıkıp… sana ve tüm bu bize verdiklerine olan minnetimizi… gösterme şansı vermiyorsun?
A glance, a shrug, a step forward, back… and they understand up in the Gods.
Bir bakış, bir omuz silkme, bir ileri, bir geri adım ve onlar herşeyi anlıyor.
Maybe you're not taking a step forward as a basketball player… but you're taking two steps forward as a man.
Belki, bir basketbolcu olarak bir adım ilerlemiyorsun ama bir adam olarak iki adım ilerliyorsun..
Though generally lauded in the press as a step forward for data recovery,
Genellikle veri kurtarma için ileri bir adım olarak övülmesine rağmen,
A glance, a shrug, and they understand in the Gods. a step forward, back.
Bir bakış, bir omuz silkme, bir ileri, bir geri adım… ve onlar herşeyi anlıyor.
A step forward, back… A glance, a shrug, and they understand in the Gods.
Bir bakış, bir omuz silkme, bir ileri, bir geri adım… ve onlar herşeyi anlıyor.
Höss and his SS comrades saw this as a step forward in the killing process at Auschwitz.
Hoess ve silah arkadaşları, bunu Auschwitzteki öldürme işlemi için… ileri bir adım olarak görmüşlerdi.
Even when they just reach out their hands or take a step forward. Meanwhile, the people are accused of committing offences.
Suç işlemekle itham ediliyor. Bu sırada insanlar ellerini kaldırsa ya da öne bir adım atsa.
Half a step forward.
Yarım adım geriye.
I'm a step forward.
Ben bir adım öndeyim.
Every rejection is a step forward.
Her reddediliş, ileriye bir adımdır.
A step forward for judicial independence in Macedonia.
Makedonyada yargı bağımsızlığı yolunda yeni bir adım atıldı.
You take a step forward. Maybe a step back will help.
Belki bir adım geri çekilmen, seni bir adım ileri taşır.
Men take two steps back when women take a step forward.
Kadın bir adım atarsa erkek iki adım geri kaçar.
Results: 1914, Time: 0.0467

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish