A SUMMIT in Turkish translation

[ə 'sʌmit]
[ə 'sʌmit]
zirve
summit
peak
top
zenith
pinnacle
climax
bir toplantı
meeting
conference
gathering
meet
get-together
convention
rally
briefing
session
conclave
zirvesini
summit
peak
top
zenith
pinnacle
climax
zirveye
summit
peak
top
zenith
pinnacle
climax
zirveyi
summit
peak
top
zenith
pinnacle
climax

Examples of using A summit in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Father and Herbert and I had a summit conference concerning you, mm-hmm.
Babam, Herbert ve ben bir zirve konferansi yapmistik.
I will propose a summit meeting with Kim Jong-il. And if viable.
Ve uygulanabilirse… Kim Jong Il ile bir zirve toplantısı teklif edeceğim.
I will propose a summit meeting with Kim Jong-il.
Jong Il ile bir zirve toplantısı teklif edeceğim.
You will arrange a summit with Bonanno. If I convince youthat Johnson killed Zambrano.
Eğer seni Johnsonun Zambranoyu öldürdüğüne ikna edebilirsem, Bonanno ile bir zirve ayarlayacaksın.
He will attend a summit over the next two days.
Diye önümüzdeki iki gün boyunca bir zirveye katılacak.
And tell them why I had to declare martial law. and explain the situation I should probably call a summit sitdown with all our ships' captains.
Sanırım bir toplantı düzenleyip, tüm kaptanlarla oturup… durumu anlatıp neden sıkıyönetim ilan ettiğimi anlatmam gerekecek.
SEE countries should find ways to reduce their dependency on imported oil and compensate for the shutdown of nuclear units in Bulgaria, participants at a summit last month agreed.
Geçen ay yapılan zirveye katılanlar, GDA ülkelerinin ithal petrole olan bağımlılıklarını azaltma ve Bulgaristanda kapatılan nükleer santralleri telafi etmenin yollarını bulmaları gerektiği konusunda anlaştılar.
Internet use in Montenegrin municipalities is still very low and needs a significant boost, agreed participants attending a summit on IT use in local self-government.
Yerel öz idarede bilişim kullanımı konulu zirveye katılan katılımcılar Karadağ belediyelerinde İnternet kullanımının hâlâ çok düşük olduğu ve önemli bir artışa ihtiyaç duyulduğu konusunda anlaştılar.
With tension still high between Estonia and Russia, a summit scheduled for later this month may have to be put on ice.
Estonya ile Rusya arasındaki gerginlik yumuşamazken, bu ay yapılması planlanan zirve şimdilik rafa kaldırılabilir.
Just before the Libya operation begun, France chose not to invite Turkey to a summit in Paris.
Libya operasyonunun başlamasından hemen önce, Fransa Türkiyeyi Paristeki zirveye davet etmemeyi seçti.
Southeast European heads of state gathered in Ohrid on Friday(April 20th) for a summit entitled"Long-term Energy Stability-- Pre-condition for Economic Development.
Güneydoğu Avrupa devlet başkanları,'' Uzun Vadeli Enerji İstikrarı- Ekonomik Gelişmenin Ön Şartı'' başlıklı zirve için 20 Nisan Cuma günü Ohride bir araya geldiler.
Next to our tents are those of a dozen other expeditions, all with the same goal… a summit that's two miles higher.
Çadırlarımızın yanında bir düzine keşif heyeti var herkesin tek bir amacı var 3200 metre yukarıdaki zirve.
Except in years when the leaders of the participating states hold a Summit Conference, which happens once every two or three years.
Kurul, katılımcı ülke liderlerinin iki veya üç yılda bir düzenledikleri Zirve Konferansının olduğu yıllar haricinde yılda bir defa toplanıyor.
Of six Latin American countries arrived in Miami today for a summit meeting. And in other news, the drug enforcement ministers.
Altı Latin Amerikan ülkesinin uyuşturucuyla mücadele bakanları zirve toplantısı için Miamiye vardılar.
Of six Latin American countries arrived in Miami today for a summit meeting. And in other news, the drug enforcement ministers.
Alti Latin Amerikan ülkesinin uyusturucuyla mücadele bakanlari zirve toplantisi için Miamiye vardilar.
EU foreign ministers will gather in Friday(17 December) for a summit that is expected to result in a long-awaited decision on launching accession negotiations with Turkey.
AB dışişleri bakanları, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlatılması yönünde uzun zamandır beklenen kararın gerçekleşmesinin beklendiği zirve için 17 Aralık Cuma günü toplanacaklar.
Arrange a summit.
Bir zirve düzenleyin.
A summit conference?
Zirve konferansı mı?
Siobhan wants a summit.
Siobhan bir zirve istiyor.
He's requesting a summit.
Bir zirve talep ediyor.
Results: 3558, Time: 0.0475

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish