A VERY DEEP in Turkish translation

[ə 'veri diːp]
[ə 'veri diːp]
çok derin
very deep
too deep
so deep
's deep
so deeply
really deep
very profound
very deeply
are pretty deep
too deeply

Examples of using A very deep in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tom took a very deep breath.
Tom çok derin bir nefes aldı.
Me too, a very deep sleep.
Ben de. Çok derin bir uykuda.
But we have a very deep connection.
Ama çok derin bir bağımız var.
They went near a very deep gorge.
Çok derin bir vadinin yamacına gitmişler.
We have a very deep laceration here.
Buradaki yırtıklar çok derin.
From a very deep and pleasurable sleep.
Çok derin ve keyifli bir uykudan çıkmıştım.
And we have a very deep connection.
Ama çok derin bir bağımız var.
You just shared a very deep feeling.
An8} Çok derin bir hissini paylaştın.
You will have a very deep well.
Kuyun çok derin olur.
You have… made a very deep impression.
Merak etme çok derin bir etki yarattın.
Jadzia's playing a very deep game.
Jadzia derin bir oyun oynuyor.
Ray and I share a very deep bond.
Ray ve benim aramızda çok derin bağlar var.
He seemed to be in a very deep thought.
Çok derin bir düşüncede gibi görünüyordu.
You pose a very deep and philosophical question there.
Çok derin ve felsefi bir soru sordun.
That's a very deep pile of crap.
Şimdi bu büyük, çok büyük bir saçmalık yığını.
We don't have a very deep bench, dude.
Çok derin bir bankımız yok ahbap.
The truck fell into a very deep crevasse.
Yarıktan düştü. Kamyon büyük bir.
I clearly did not have a very deep vocabulary.
Çok iyi bir kelime bilgim yoktu.
She's going to go into a very deep sleep.
Muhtemelen, oldukça derin bir uykuya dalacak.
I have a very deep relationship with the Royal Family.
Kraliyet ailesiyle derin bağlantılarım var.
Results: 866, Time: 0.0663

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish