A VERY SMALL in Turkish translation

[ə 'veri smɔːl]
[ə 'veri smɔːl]
çok küçük
very small
is too small
so small
very little
's too young
very young
too little
so little
really small
very tiny
çok ufak
very small
is too small
is so small
's so little
very tiny
is so tiny
is very little
the very faintest
too little
he was a tiny little
çok az
very little
very
barely
so little
hardly
too little
so few
too few
minimal
rarely
küçücük
little
tiny
small
just
infinitesimal
minuscule
itty-bitty
just a tiny little
diminutive
teensy

Examples of using A very small in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Can we take a very small sample back of.
Acaba çok çok az bir örnek alab.
From a very small village in Primorsky Krai.
Primorsky Krainin çok küçük bir köyünden.
A very small one.
Çok küçük ama olsun.
It would be a very small jar.
Epey ufak bir kavanoz olur.
The rocks speak in a very small voice.
Kayalar çok kısık sesle konuşurlar.
It was a very small wedding.
Çok mütevazı bir düğün oldu.
I had to use a very small aperture to get the depth of field.
Cok küçük bir cap kullanmak zorunda kaldim alanin derinligini alabilmak icin.
There is also a very small Christian minority.
Ayrıca önemli miktarda Hristiyan bir azınlık vardır.
I would watch her. It was a very small wedding.
Bense onu. Şatafatsızbir düğünümüz olmuştu.
From professors calling rape a very small assault… I wanted to relay some of their experiences, to the fact that the course catalog
Yarısına ilgi gösterilmemesi gerçeğine kadar. tecavüzü çok küçük bir saldırı olarak nitelendiren profesörlerden,
There is a chance… a very small chance, that if I had some of my old equipment back,
Ufak bir ihtimal de olsa, ama çok ufak bir ihtimal
To the fact that the course catalog portrays no interest in half of the human race. from professors calling rape a very small assault… I wanted to relay some of their experiences.
Yarısına ilgi gösterilmemesi gerçeğine kadar. tecavüzü çok küçük bir saldırı olarak nitelendiren profesörlerden, ders programlarında insan ırkının Bazı deneyimlerini aktarmak istiyorum.
According to our current understanding of the world, only a very small number of these exist,
Dünyamızın yeni anlayışına göre, bunlardan çok az sayıda vardır
From professors calling rape a very small assault… to the fact that the course catalog portrays no interest in half of the human race.
Yarısına ilgi gösterilmemesi gerçeğine kadar. tecavüzü çok küçük bir saldırı olarak nitelendiren profesörlerden, ders programlarında insan
As we suspected, a very small Ultra Wormhole has been opened. Sir.-Giovanni.
Tahmin ettiğimiz gibi çok ufak bir Ultra Solucan Deliği açılmış. -Giovanni. Komutanım.
Microprocessors, on the other hand, are CPUs manufactured on a very small number of ICs;
Mikroişlemciler ise, MİBlerin çok az sayıda( genellikle bir)
A guard is dead and we are in a very small closet with him and we finger-raped that other guard
Ölü bir gardiyanla küçücük bir odadayız, başka bir gardiyana
I just think before we take such a… drastic step in our relationship, how would you feel about taking a very small… break?
Düşünüyorum da, bence ilişkimizde böylesine önemli bir karardan önce çok ufak bir ara vermeye ne dersin?
His government was overwhelmingly rejected by the masses except for a very small number of pro-Shah loyalists and a handful of moderate pro-democratic elements.
Hükümeti, çok az sayıdaki şah yanlısı sadıkçıların ve bir takım ılımlı demokratik olmayan unsurların haricinde, kitleler tarafından ezici çoğunlukla reddedildi.
A very small town in the north of Spain is about to become very famous, but for all the wrong reasons. Ready?
Hazır mısın? İspanyanın kuzeyindeki çok küçük bir şehir, çok ünlü olmak üzere… ama hep yanlış sebeplerden ötürü?
Results: 247, Time: 0.0696

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish