AGAINST in Turkish translation

[ə'genst]
[ə'genst]
karşı
against
versus
towards
opposite
counter
fight
oppose
karşısında
against
versus
towards
opposite
counter
fight
oppose
karşıyım
against
versus
towards
opposite
counter
fight
oppose
karşısına
against
versus
towards
opposite
counter
fight
oppose

Examples of using Against in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The Americans are completely against it and said they will never agree to it.
Amerikalılar buna tamamen karşılar ve asla kabul etmeyeceklerini söylediler.
We have an armada against us, and with the Dutchman, there's no chance.
Karşımızda bir donanma var ve'' Hollandalı'' yla hiç şansımız yok.
This evenin', there will be a lot against ya.
Bu akşam, Karşınızda çok kişi olacak.
This evenin', there will be a lot against ya.
Bu akşam, karşında pek çok kişi olacak.
Who cares? Pakistan… against.
Pakistan, aleyhte.- Kimin umurunda?
It's bad and it's gonna be up against a lot of guns.
Ve karşımıza bir sürü silah çıkacak.
Then they will know that we're with them, not against them.
Böylece, karşılarında değil onların tarafında olduğumuzu bilecekler.
Let a woman in your life And you're up against a wall.
Karşınıza çıkıverir bir duvar Hayatınıza bir kadın sokmaya görün.
As a member of the board of trustees, I was against hiring a female teacher.
Kadın öğretmen alınmasına karşıydım. Mütevelli Heyeti üyesi olarak.
I was against hiring a female teacher. As a member of the board of trustees.
Kadın öğretmen alınmasına karşıydım. Mütevelli Heyeti üyesi olarak.
They are pouring in… and we have no one to put against them.
İçeriye doğru ilerliyorlar ve karşılarına çıkarabileceğimiz hiç kimse yok.
Margaret. You have been against us from the beginning.
Başından beri bize karşıydın.- Margaret.
You have been against us from the beginning.- Margaret.
Başından beri bize karşıydın.- Margaret.
Hold him! Chajang-nim, why are you so against me?
Neden bana bu kadar karşısınız?- Yakalayın!
Chajang-nim, why are you so against me? Hold him!
Neden bana bu kadar karşısınız?- Yakalayın!
The experts you have come up against are dry and boring.
Ancak karşınıza çıkan uzmanların çoğu… sizin kadar bayıcı ve sıkıcıydı.
I could never do it. I'm helpless against you, you fiend.
Senin karşında çaresizim, iblis. Asla yapamam.
One minute you're against this stupid contest.
Bu saçma yarışmaya karşıydın ama… bir anda pek meraklısı oldun.
What do you want? You're all against me!
Hepiniz bana karşısınız. Ne istiyorsunuz?
From now on, I want him when I go against you.
Şu andan itibaren senin karşına çıkacağım zaman onu istiyorum.
Results: 57553, Time: 0.0527

Top dictionary queries

English - Turkish