APPEARED in Turkish translation

[ə'piəd]
[ə'piəd]
göründü
to look
to seem
to appear
sound
to be seen
belirdi
orbing
the
and
previously
also
album
pp
including
appeared
featured
titled
called
gözüktü
to look
to seem
to appear
do is show up
camo
görüldü
seen
spotted
sighted
appeared
showed
gibi görünen
looks like
seemed like
appears
disguised as
posing as
masquerading as
göründüğü
to look
to seem
to appear
sound
to be seen
göründüğünde
to look
to seem
to appear
sound
to be seen
belirmiş
orbing
göründüğünü
to look
to seem
to appear
sound
to be seen
belirmesi
orbing
belirdiğinde
orbing

Examples of using Appeared in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The first wart appeared shortly afterwards and began to spread uncontrollably.
İlk siğil hemen ardından belirmiş ve kontrol edilemez şekilde yayılmaya başlamış.
There was an awkward silence when he appeared.
O göründüğünde garip bir sessizlik vardı.
When the light appeared The dead soldiers came back to life.
Işık ortaya çıktığında ölü askerler hayata dönmüştü.
From where the world below appeared as nothingness. climbing skyward.
Göründüğü yerden, gökyüzüne doğru tırmanmaya… Alttaki dünyanın hiçlik gibi.
Three months ago in China. Copies of these jamming signals appeared on the black market.
Bu sinyalleri kopyaları, üç ay önce Çinde… karaborsada ortaya çıkmış.
Then one day, he appeared.
Sonra bir gün, o çıkageldi.
But an angel appeared and said.
Ama bir melek belirmiş ve demiş ki.
Did you know that Hitchcock appeared in all of his films?
Hitchcockun tüm filmlerinde göründüğünü biliyor muydun?
The crowd cheered when he appeared.
O göründüğünde kalabalık tezahürat yaptı.
When my sister appeared Naosuke started raving that lemon was our enemy.
Kız kardeşim ortaya çıktığında Naosuke çılgınca zıplayıp Iemonun düşmanımız olduğunu söyledi.
Climbing skyward You know, the Shepherd persevered, from where the world below appeared as nothingness.
Göründüğü yerden, gökyüzüne doğru tırmanmaya… Alttaki dünyanın hiçlik gibi.
According to the guards, this appeared right before the killings started.
Muhafizlara göre, ölümlerden hemen önce ortaya çıkmış.
And then dad appeared.
Sonra baban çıkageldi.
He ran for his life when the bear appeared.
Ayı göründüğünde o, hayatını kurtarmak için kaçtı.
When Charles' condition appeared, Jimmy took care of him, didn't he?
Charlesın durumu ortaya çıktığında, onunla Jimmy ilgilendi, değil mi?
Appeared in garden, we hear.
Bahçede göründüğünü duyduk.
A ship appeared and took Arthur to a place where he would be healed and preserved.
Bir gemi belirmiş ve Arthuru iyileşip korunacağı bir yere götürmüş.
It was a shock when your communication machine appeared last month.
Geçen ay iletişim cihazınızın belirmesi tam bir şok oldu.
From where the world below appeared as nothingness. And so the Shepherd persevered, climbing skyward.
Göründüğü yerden, gökyüzüne doğru tırmanmaya… Alttaki dünyanın hiçlik gibi.
Olmo Mendoza. One morning, her father's driver and bodyguard appeared.
Bir sabah babasının şoförü ve koruması çıkageldi… Olmo Mendoza.
Results: 1576, Time: 0.1495

Top dictionary queries

English - Turkish