ARCHAIC in Turkish translation

[ɑː'keiik]
[ɑː'keiik]
eski
old
former
ancient
ex
previous
past
used
arkaik
archaic
modası geçmiş
antik
ancient
antique
antiquity
verebilseydik
archaic
we could
kadim
ancient
old
archaic
artık kullanılmayan

Examples of using Archaic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did you say"archaic"?
Demin eski mi dedin?
Archaic adjective. Primary meaning- foolish.
Vaadwaur: eski bir sıfat. Birincil anlamı: Aptal.
One he thought was archaic and corrupt. He rallied against their system.
Eski moda ve yozlaşmış olduğunu… düşündüğü için sisteme karşı ayaklandı.
I think that funerals are archaic and a waste of money.
Bence cenaze törenleri eskimiş ve para kaybından başka bir şey değil.
Is there something specific you plan to do with that archaic device?
O antika aletle yapmayi planladigin belli bir ºey mi var?
Which is really archaic.
Ki bu çok demode.
Wonderfully Archaic.
Müthiş Demode.
I know the pewter looks a little archaic, but the leather seals are much more gentle than the plastic flanges.
Kalaylı, biraz eski görünebilir. Ama bu deri olanlar plastik halkalardan daha nazik.
I made it one of my life's goals to do away with that archaic ritual.
Ben bu arkaik ritüeli ortadan kaldırmayı hayatımın hedeflerinden biri haline getirmeye yemin ettim.
But now, I sit on Atlan's throne, shackled by archaic laws and politics.
Ama şimdi Atlanın tahtında eski kanunlar ve siyasetle elim kolum bağlı ben varım.
My guards have been trained to resist such archaic magic. And now you have revealed yourself as a conspirator.
Muhafızlarım böyle modası geçmiş hilelere karşı eğitimlidir ve sen de bir işbirlikçi olduğunu kanıtladın.
The pharaoh proceeded to establish close relations with archaic Greece and also encouraged many Greek settlers to establish colonies in Egypt
Firavun, Arkaik Yunanistan ile yakın ilişkiler kurdu ve aynı zamanda pek çok Yunan göçmenin Mısırda koloni kurmasına
Even the Archaic Troy(Troia) city, where was governed by Lydians
Bugün bile kalıntıları bulunan Truva( Troia, Troy) Antik kenti M.Ö 2500 yılında büyük bir depremle yıkılmış
The middle level, a large trapezoid hall, accommodates all galleries from the Archaic period to the Roman Empire.
Geniş bir yamuk şeklindeki orta katta Arkaik dönemden Roma İmparatorluğuna kadar tüm galeriler bulunuyor.
That it was this whole archaic thing Where you save your lunch money and mow extra lawns To take me out because you think I'm pretty?
Tüm bu modası geçmiş şeyler harçlıklarından kalanları harcaman sevimli olduğum için beni dışarı çıkarmak istemenden mi?
An archaic way of speaking that became unfashionable in England… You talk, Mr. Talmann, like one who has learnt abroad… when my grandfather was a young man.
Bay Talmann, yurtdışında öğrendiğiniz… bu eski konuşma şeklinin modası… dedem İngilterede genç bir delikanlıyken geçmişti.
Old Latin, also known as Early Latin or Archaic Latin, refers to the Latin language in the period before 75 BC,
Eski Latince( aynı zamanda İlk Latince ya da Arkaik Latince olarak bilinir) Klasik Latin Çağında,
In the history of the human race? by engaging in one of the most archaic institutions Why do you want to ruin that?
Neden bunu insan türünün en modası geçmiş kurumlarından birine girerek bozmak istiyorsun?
In the archaic ways of our ancestors. Perhaps someday, you could give me a history lesson.
Atalarımızın antik usulleri ile ilgili… bir gün bana tarih dersi verebilirsiniz.
As his mental well being is our primary objective, and progress in rehabilitation has not been made, we believe he would benefit from more… archaic methods of therapy.
Ruh sağlığı asıl amacımız olduğundan ve rehabilitasyonda bir gelişme kaydedilmediğinden daha çok eski terapi yöntemlerinin fayda sağlayacağına inanıyoruz.
Results: 115, Time: 0.0813

Top dictionary queries

English - Turkish