ARE VERY DIFFICULT in Turkish translation

[ɑːr 'veri 'difikəlt]
[ɑːr 'veri 'difikəlt]
çok zor
very difficult
very hard
too hard
too difficult
hardly
so difficult
really difficult
pretty hard
very tough
's hard
çok zordur
very difficult
very hard
too hard
too difficult
hardly
so difficult
really difficult
pretty hard
very tough
's hard
çok zorlusun
very difficult
very hard
too hard
too difficult
hardly
so difficult
really difficult
pretty hard
very tough
's hard

Examples of using Are very difficult in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The inner ears are very difficult for me when you're raised to use just your real own, you know, aural- Auditory ears.
Benim için iç kulaktan duymak çok zor sen sesi kendi kulağınla duymak için yükselttiğinde işitsel durumum çok zorlaşıyor..
The fish here are very difficult to catch, and in such shallow water they ought to be safe.
Buradaki balıkları yakalamak çok zor ve bu tür sığ sular onlar için oldukça güvenli.
Supplies which are very difficult to come by, and I did graciously comply.
Ki, malzemeleri temin etmek çok zordur,… ama ben iyi niyetli bir şekilde isteğine razı oldum.
When I say my prayers my mind wanders off memorizing verses are very difficult for me too.
Namaz kılarken aklım hep başka yere gidiyor. Kuran ezberlemek de çok zor geliyor bana.
Underground nests are certainly among the best protected of all insect nurseries and, indeed, they are very difficult for parasites to break into.
Yeraltı yuvaları, hiç kuşkusuz, en iyi korunan böcek yuvalarıdır. Gerçekten de, asalakların bu yuvalara girmesi çok zordur.
Even for one of the most intelligent of animals. The forests of the Ivory Coast contain over 1,500 species of plant, but some are very difficult to get at.
Hayvanların en zekilerinden biri için bile. 1. ancak bazılarına erişmesi çok zor, 500ün üzerinde bitki türü barındırıyor.
But some are very difficult to get at… even for one of the most intelligent of animals. contain over 1,500 species of plant.
Ün üzerinde bitki türü barındırıyor, hayvanların en zekilerinden biri için bile. 1. ancak bazılarına erişmesi çok zor.
The forests of the Ivory Coast but some are very difficult to get at… even for one of the most intelligent of animals.
1. ancak bazılarına erişmesi çok zor, 500ün üzerinde bitki türü barındırıyor.
red river hogs are also regular visitors as are bongos, which are very difficult to see outside these clearings.
kırmızı nehir domuzları da düzenli olarak geliyor. Bu açıklıkların dışında görülmesi çok zor olan bongolar da burada.
discussions with your husband, the co-regent prince Mihail, are very difficult.
kral naibi prens Mihail ile görüşmelerimiz oldukça zorlu geçiyor.
their energy is so low(<0.425 MeV) they are very difficult to detect.
0.425 MeV) bunları tespit etmek çok zordur.
polycyclic aromatic hydrocarbons(PAHs), found in crude oil, are very difficult to clean up, and last for years in the sediment and marine environment.
deniz yaşamına toksik etkisinin yanı sıra temizlenmeleri çok güçtür ve deniz tabanında yıllarca kalabilmektedir.
It was very difficult to dissuade her.
Onu çok zor caydırdık.
Grief can be very difficult to process so, if anyone needs to talk.
Kederle baş etmek çok zordur, konuşmak isteyen olursa.
He was very difficult to get close to.
O yakınlaşması çok zor biriydi.
The first day(It was very difficult to grow) One worm.
İlk gün( Büyümesi çok zordu) Bir kurtçuk.
I'm very difficult to live with. I don't know.
Benimle yaşamak çok zordur. Bilemiyorum.
That was very difficult.
Öyle izlemek çok zor oluyor.
I don't know. I'm very difficult to live with.
Benimle yaşamak çok zordur. Bilemiyorum.
After her house got reclaimed, her life was very difficult.
Ama evine el konulduktan sonra hayatı çok zor hale gelmiş.
Results: 57, Time: 0.0535

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish