BEAMING in Turkish translation

['biːmiŋ]
['biːmiŋ]
ışınlama
beaming
teleporting
ışınlanıyor
beam
ray
radiation
light
half-line
ışınlayıp
beam
and then
to teleport
ışınlamak
beaming
teleporting
işınlama
beaming
teleporting
ışınlamaya
beaming
teleporting

Examples of using Beaming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Beaming technology?! A minute ago you said the station was antiquated?
Bir dakika önce istasyonun antika olduğunu söylemiştiniz. Işınlama teknolojisi mi?
Beaming device in three, two, one.
Cihazı ışınlıyoruz, üç, iki, bir.
Beaming warheads in three, two, one.
Savaş başlıklarını ışınlıyoruz, üç, iki, bir.
Kira must have set up a force field to stop us beaming onto the Valerian ship.
Kira bizim Valerian gemisine ışınlanmamızı engellemek için güç alanı kurmuş olmalı.
You were abducted two days after beaming to the surface.
Yüzeye ışınlandıktan iki gün sonra kaçırıldığınız ortada.
No word since beaming.
Işınlamadan beri duyum almadık.
Beaming down to the surface is permitted.
Aşağı ışınlanmaya izin veriliyor.
Achieving lock, and beaming now. Copy that.
Kilitlendim ve ışınlıyorum.- Hemen.- Anlaşıldı.
Copy that, sir. Achieving lock, and beaming now.
Kilitlendim ve ışınlıyorum.- Anlaşıldı.- Hemen.
Achieving lock, and beaming now. Copy that.
Kilitlendim ve ışınlıyorum.- Anlaşıldı.- Hemen.
Beaming down is permitted.
Aşağı ışınlanmaya izin veriliyor.
Beaming device in three, two, one!
Cihazı ışınlıyoruz, üç, iki, bir… şimdi!
Three, mark. one… two, Beaming warheads in!
Savaş başlıklarını ışınlıyoruz… üç… iki… bir… şimdi!
Two, Beaming warheads in… one… three,!
Savaş başlıklarını ışınlıyoruz… üç… iki… bir… şimdi!
What's that? Your equation for achieving transwarp beaming.
Transwarp ışınlamayı gerçekleştiren denklemin. O nedir?
Your equation for achieving transwarp beaming. What's that?
Transwarp ışınlamayı gerçekleştiren denklemin. O nedir?
But I talked him into beaming us back… but we gotta do something.
Bizi geri ışınlamasını söyledim ama önce… bir şey yapmalıyız.
Don't even think about beaming me… into the Collector's ship.
Beni Collectorın gemisine ışınlamayı… aklından bile geçirme.
Beaming Reid into the starship bau.
Reidi DAB gemisine ışınlıyorum.
Beaming them home now.
Şimdi onları ışınlıyorum.
Results: 145, Time: 0.0893

Top dictionary queries

English - Turkish