BECAUSE CLEARLY in Turkish translation

[bi'kɒz 'kliəli]
[bi'kɒz 'kliəli]
çünkü belli
because obviously
because clearly
because apparently
because certain
çünkü açıkça
çünkü açıkçası
because honestly
because obviously
because , frankly
because , to be honest
because clearly
cause quite frankly
çünkü daha büyük belli
belli ki penisi seninkinden daha büyük sorduğun kişiye bağlı çünkü

Examples of using Because clearly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
you have the spirit of a noble warrior, which is not to say that you're not incredibly feminine, because clearly you are.
sizde asil bir savaşçının ruhu var ancak bu inanılmaz derecede kadınsı olduğunuzu değiştirmiyor çünkü açıkça görünüyor.
This dog has a bigger dick than you. Well, that depends who you ask, because clearly.
Sorduğun kişiye bağlı çünkü… belli ki penisi seninkinden daha büyük.
Is completely subjected to customs and traditions from abroad. Because clearly, your pictorial taste.
Çünkü açıkça görülüyor ki, resim zevkiniz tamamen yurtdışında edindiğiniz gelenek ve göreneklere bağlı kalmış.
Clearly" is the perfect word, because clearly, our killer is the invisible man.
Açık derken çok doğru bir kelime seçtin… çünkü açıkça görülüyor ki katilimiz görünmez adam.
Because clearly you know more than me. So start telling us all you know.
Bildiğin her şeyi anlatmaya başlasan iyi edersin… belli ki ortada bilmediğimiz bir şeyler dönüyor.
Okay, I'm gonna stop you right there, because clearly, we don't have a lot of time.
Tamam, seni orada durduracağım, Çünkü açıkça fazla zamanımız kalmadı.
Because, clearly, the relief that he got from starting fires no longer had any value.
Çünkü besbelli, yangınlardan aldığı rahatlamanın hiçbir değeri kalmadı.
Because, clearly, we're all asking the same question.
Çünkü bariz bir şekilde hepimizin kafasında aynı soru var.
So it hasn't mysteriously lit itself, because, clearly, it's very cold.
Böylece gizemli bir şekilde kendini yakamamış çünkü süphesiz çok soğuk.
Because, clearly he's a night person who loves red wine,
Çünkü belli ki o bir gece insanı ve kırmızı şarap seviyor…
Anyone who would convince Perry not to take the Chief job has never met me. Because, clearly.
Çünkü açıkçası,… Perryyi başhekimlik işini kabul etmemesi için ikna eden kişi,… benimle hiç tanışmamış demektir.
I'm introducing myself. Because, clearly, anyone who would convince Perry not to take the Chief job has never met me.
Kendimi tanıtıyorum, çünkü açıkçası, Perryyi başhekimlik işini kabul etmemesi için ikna eden kişi, benimle hiç tanışmamış demektir.
I mean, thank God this bod is made for pure sex, because, clearly, it's all he cares about.
Çok şükür ki bu beden sırf seks için yaratılmışta sorun yaşamadık. Çünkü açıkça görülüyor ki tek umursadığı şey o.
Because clearly you need some help.
Çünkü gerçekten yardıma ihtiyacınız var.
Because clearly, this is all about you.
Çünkü bunların hepsi seninle ilgili zaten.
Yes, because clearly you were helpless without us.
Evet, belli ki biz olmasak hapı yutmuştunuz.
Because clearly, I care what you think about me.
Çünkü, benim hakkımda ne düşündüğünü önemsiyorum.
Yes, because clearly you're helpless without us.
Evet, belli ki biz olmasak hapı yutmuştunuz.
Because clearly something weird is going on right now. So watch your back.
Arkanı kolla, çünkü şu ara garip bir şeyler oluyor.
So watch your back, because clearly something weird is going on right now.
Çünkü şu ara garip bir şeyler oluyor. Arkanı kolla.
Results: 611, Time: 0.0589

Because clearly in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish