BEEN LOOKING FORWARD in Turkish translation

[biːn 'lʊkiŋ 'fɔːwəd]
[biːn 'lʊkiŋ 'fɔːwəd]
sabırsızlıkla bekliyordum
dört gözle bekliyordu

Examples of using Been looking forward in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Since freshman registration. I have been looking forward to graduation Pshh, yeah.
İlk kayıt yaptırdığımdan beri mezuniyeti… dört gözle bekliyordum. Tabii canım.
Actually, I have been looking forward to staying with you.
Aslında, seninle kalmayı dört gözle bekliyordum.
We have been looking forward to it, haven't we, Tom?
Biz de bunu dört gözle bekliyorduk zaten, değil mi Tom?
The kids have been looking forward to this.
Çocuklar bunu dört gözle bekliyorlardı.
I have been looking forward to meeting you for quite some time.
Uzun zamandır sizinle tanışmak için sabırsızlanıyordum.
Tom and Mary have been looking forward to this.
Tom ve Mary bunu dört gözle bekliyorlardı.
I have been looking forward to trying your replicator.
Sentezleyicinizi kullanmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Samar's been looking forward to seeing you. I was going to call you.
Samar seni görmek için sabırsızlanıyordu. Sizi arayacaktım.
Specialist Lynn, I have been looking forward to meeting you.
Uzman Lynn, seninle tanışmak için sabırsızlıkla bekliyorum.
I have been looking forward to meeting you.
Sizinle görüşebilmek için sabırsızlanıyordum.
I have been looking forward to spending time with you.
Seninle vakit geçirmek için sabırsızlanıyorum.
I been looking forward to this.
Ben ileriye bakıyorum.
We have all been looking forward to meeting you.
Hepimiz seninle tanışmak için sabırsızlanıyorduk.
Our journey was rather tiring, we would all been looking forward to this, but it's too late now.
Seyahatimiz oldukça yorucuydu. Bunu dört gözle bekliyorduk, ama şu anda çok geç oldu.
uh… because we all know how much Zach has been looking forward to prom.
Zachin baloyu ne kadar dört gözle beklediğini hepimiz biliyoruz.
No tricks. I'm looking forward to meeting you.
Sizinle tanışmak için sabırsızlanıyorum. Numara yok.
And I am looking forward to that.
I'm looking forward to meeting you. No tricks.
Sizinle tanışmak için sabırsızlanıyorum. Numara yok.
Oh… I'm looking forward to this!
İşte bunu dört gözle bekliyordum!
I'm looking forward to marry you.
Seninle evlenmeyi dört gözle bekliyorum.
Results: 48, Time: 0.0454

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish