BEEN MADE in Turkish translation

[biːn meid]
[biːn meid]
yapılmış
made
built
done
yapıldı
was
was made
was held
was done
was built
there's been
yapmış
to do
to make
to have
to build
yapıldı mı
been
been made
did you do
they're done
olduğunu gösteren
yapılmadı
there was
have been made
was done
were made
happened
wasn't built
gets done
yet
never
yapıldığını
it's done
is made
bulunmuştur
to make
to be
to be found
to have
to be discovered
to contain
viciously
yapılmış çok
built
made of
çok yakıştı sanki benim için yapılmış
olsun kamuya asla açıklanmadı

Examples of using Been made in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A perfect fit. It might have been made for me!
Sanki benim için yapılmış. Çok yakıştı!
All final payments have been made.
Son ödemeler de yapıldı.
A mistake's been made here! I beg your pardon?
Affedersiniz? Burada bir yanlışlık yapılmış!
It might have been made for me. An officer's coat.
Çok yakıştı! Sanki benim için yapılmış. Bir subay.
Threats have been made against my person.
Şahsıma karşı yapılan tehditler için.
These windows have been made bulletproof with Kevlar for your protection.
Bu pencereler güvenliğin için kurşun geçirmez yapıldı.
Davos, all arrangements have been made for you.
Davos, senin için bütün ayarlamalar yapıldı.
Now, miss… A proposal has been made to me concerning you.
Bak küçük hanım bana seninle ilgili bir teklif yapıldı.
Mistakes have been made.
Bazı hatalar yapıldı.
True, yes. Plans have been made.
Doğru, evet. Planlar yapıldı.
Plans have been made. True, yes.
Doğru, evet. Planlar yapıldı.
A proposal has been made to me concerning you. Now, miss.
Bak küçük hanım… bana seninle ilgili bir teklif yapıldı.
These windows have been made bulletproof.
Bu pencereler güvenliğin için kurşun geçirmez yapıldı.
Plans have been made.
Tüm planlar yapıldı.
A big commitment has already been made.
Büyük bir vaatte bulundum zaten ve hâlâ geçerli bu.
No. I have been made into a partner.
Beni şirkete ortak yaptılar.
Such agreements have been made on Earth before.
Dünyayla daha önce anlaşma yaptık.
The book series has also been made into a 13-part TV series.
Kitap da uyarlandığı TV dizisi gibi 13 bölümden oluşmuştur.
Such agreements have been made on Earth before.
Daha önce Dünyada bazı anlaşmalar yaptık.
Ye have been made its inheritors, for your deeds of righteousness.
Onlara:'' İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size miras verildi'' diye seslenildi.
Results: 145, Time: 0.0911

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish