BEING AFRAID in Turkish translation

['biːiŋ ə'freid]
['biːiŋ ə'freid]
korkmaktan
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread
korkuyor olmam
çekindi
korkmayı
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread
korkmak
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread
korktuğu
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread

Examples of using Being afraid in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Stop being afraid. Casey.
Casey… korkmayı bırak.
I'm bored of being afraid of things like you.
Senin gibi şeylerden korkmaktan sıkıIdım.
Being afraid of realtors is an irrational fear.
Emlakçılardan korkmak mantıksız bir korku.
Yugoslavia, Afghanistan. You may be lonely, but it's time to stop being afraid.
Yugoslavia, Afghanistan. Yanlız olabilirsin ama korkmayı bırakma zamanı.
No. I'm simply tired of being afraid.
Hayır, sadece korkmaktan bıktım usandım.
But doing it anyway. Being afraid.
Korkmak… ama yine de yapmak.
And everybody was so afraid of it, they stopped being afraid of each other.
Herkes ondan o kadar çok korktu ki… birbirlerinden korkmayı bıraktılar.
I don't know about you but I'm tired of being afraid.
Sizi bilemem ama ben korkmaktan sıkıldım.
Sometimes it's electrifying being afraid.
Korkmak bazen heyecanlandırıcıdır.
And everybody was so afraid of it, they stopped being afraid of each other.
Herkes o kadar korktu ki, birbirlerinden korkmayı bıraktılar.
People are sick of crime, sick of being afraid.
İnsanlar suçtan bıktılar, korkmaktan bıktılar.
You may be lonely, but it's time to stop being afraid Afghanistan. Yugoslavia.
Yugoslavia, Afghanistan. Yanlız olabilirsin ama korkmayı bırakma zamanı.
But I'm tired of being afraid.
Ama artık korkmaktan bıktım.
Okay. alright. i know what you were saying about being afraid.
Tamam. Korkmak hakkında söylediklerini anlıyorum, Peki.
Afghanistan. You may be lonely, but it's time to stop being afraid Yugoslavia.
Afghanistan. Yugoslavia, Yanlız olabilirsin ama korkmayı bırakma zamanı.
Okay. alright. i know what you were saying about being afraid.
Tamam. Korkmak hakkında söylediklerini anlıyorum.
I'm sorry. They will never stop being afraid of you. If you do this.
Üzgünüm. Eğer böyle yaparsan… senden korkmayı asla bırakmayacaklar.
Being afraid of realtors is an irrational fear.
Emlakçilerden korkmak mantıksız bir korku.
What is the concept behind your smiling and being afraid inside?
Nedir senin bu kavramın, içinden gülmek, korkmak…?
Being afraid to even move.
Hareket etmeye bile korkmak.
Results: 147, Time: 0.0443

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish