BEING AROUND in Turkish translation

['biːiŋ ə'raʊnd]
['biːiŋ ə'raʊnd]
etrafında olmak
çevresinde olmayı
çevresinde olduğu
yanında olmak
to be there
with
to be next to you
side
is to be surrounded
burada olmayı
etrafında olmayı
etrafında olmanı
etrafında olmaktan
yanımda olmadığı için
olması konusunda haklısın belki de etrafımızda

Examples of using Being around in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do you miss being around me?
Etrafımdan olmayı özlüyor musun?
Me being around means doing just that.
Etrafta olmam bunu yapmanı gerektirecek.
Right, another reason why I couldn't stand being around her.
Tabi, onun çevresinde olmamam mutluluğunun başka bir sebebi.
I couldn't face being around her any longer.
Ben onun etrafında olmaya dayanamıyordum artık.
You're worried about being around all those models.
Onca modelin etrafında olmasından endişeleniyorsun.
And being around you, I see what's possible again.
Sizin etrafınızda olduğumda, yeniden nelerin imkân dâhilinde olduğunu gördüm.
Luke needs to get used to us not being around.
Lukeun bizim etrafta olmamamıza alışması gerek.
Do you feel okay about being around him?
Onun çevresinde olmaktan hoşlanıyor musun?
Surely just being around me makes you cleverer by osmosis?
Elbette sırf etrafımda olmak bile ozmos ile sizi zeki yapıyordur?
I mean, he likes the idea of me being around.
Yani onun etrafında olmamı seviyor.
I like being around her. When I'm around her I feel intellectual.
Onun yanında olmayı seviyorum ve onun yanındayken kendimi bilgili hissediyorum.
How do you feel after being around him?
Onun etrafında olduktan sonra nasıl hissediyorsun?
That being around you is too dangerous.
Senin etrafında olmanın tehlikeli olduğu konusunda.
But I loved being around her.
Fakat onun etrafından olmaktan hoşlanıyordum.
Being around me?
Etrafımda olmak?
Tom can't stand being around Mary.
Tom Marynin etrafında olmaya dayanamaz.
Just that person being around makes you stronger.
Çünkü sadece o kişinin etrafında olması bile seni güçlü kılar.
But I hate being around them, if you know what I mean.
Ama etraflarında olmaktan hoşlanmıyorum, demek istediğimi anla.
You don't have to worry, me being around Alice.
Alicein etrafında olmamdan korkmana gerek yok.
Me being around Alice. You don't have to worry.
Alicein etrafında olmamdan korkmana gerek yok.
Results: 107, Time: 0.064

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish