BLACK MARK in Turkish translation

[blæk mɑːk]
[blæk mɑːk]
kara bir leke
black mark
is a dark stain on
siyah bir işaret
a black mark
siyah izi
siyah bir leke

Examples of using Black mark in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I still saw the black mark around her neck He opened up where the cord was. but when he would got her down on the table.
Onu… masaya koyduğu zaman açtı… ama… boynundaki siyah izi yine de görebiliyordum,… telin izini..
A big, black mark, I tell you, for every one we don't reclaim.
Islah etmediğimiz her biriniz için büyük, kara bir leke, demedi deme.
A deputy acting outside the arm of the law would be a major black mark on the Marshal Service.
Hukuk dışında hizmet eden bir polis memuru Polis Müdürlüğünün üzerine kara bir leke olacaktır.
Not only are you a disgrace, but your actions have caused a black mark to be made against this company and against me personally.
Seni seviyorum. Sadece kendini kepaze etmiyor, aynı zamanda… Eylemlerin bölüğe ve benim kişiliğime karşı Kara bir leke oluşturuyor.
it will be a black mark in his jacket.
alnında kara bir leke olacak.
It will be a black mark in his jacket. You start feeling like you got nothing to lose, you act out in any way.
Kaybedecek bir şeyin yokmuş gibi herhangi bir şekilde… yaramazlık yaparsan, alnında kara bir leke olacak.
it will be a black mark in his jacket. you act out in any way.
bir şekilde… yaramazlık yaparsan, alnında kara bir leke olacak.
This type of paper can be detected by rubbing the surface with silver, which leaves a black mark.
Kağıtın bu tipi yüzey gümüş ile ovalandığında ortaya çıkarılabilir, ki bir siyah işaret bırakır.
Olive pondered the black mark on her relationship with the pie maker she feared was inked with a permanent marker.
Olive turtacıyla olan ilişkisindeki kara lekenin korktuğu gibi silinmez kalemle boyandığını düşünüyordu.
A"black mark" left on a display of one of devices. Than the caretaker showed him.
Birinin ekranındaki kara lekeyi'' gösterdi. Görevli ona cihazlardan.
A big, black mark, I tell you, for every one we don't reclaim.
For every one we dont reclaim. A big, black mark, I tell you.
to us very disturbing, we worked hard on this and found another"black mark.
üzerinde çalıştık ve başka bir'' kara leke'' bulduk.
Just the white piece of paper that bears the little black marks.
Üzerinde küçük siyah işaretler olan… beyaz bir kağıt.
I got black marks all over my butt and mom's getting uptight about it.
Battaniye olmayınca kıçımda siyah izler kalıyor sonra annem sorun çıkarıyor.
You got five black marks.
Beş kara leken var.
We just want to help the force clean out the black marks.
Sadece kara lekeleri temizlemek için kuvvete yardım etmek istiyoruz.
So you and Lourais didn't know about your ability to leave"black marks"?
Yani sen ve Lourais'' kara lekeler bırakacağını bilmiyor muydunuz?
And"black marks" too?
Ve de'' kara lekeleri''?
In the face of which,"black marks dim and singing woods mute.
Yüzündeki ifade,'' kara lekeler'' söner ve şarkı söyleyen ağaçlar kesilir.
Every town has its black marks.
Her kasabanın bir kara lekesi vardır.
Results: 47, Time: 0.0429

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish