BLACKOUTS in Turkish translation

['blækaʊts]
['blækaʊts]
kesintiler
blackout
interruption
cut
deduction
outage
cutbacks
disruption
bilinç kayıpları
bayılmalar
fainting
love
to pass out
knocked out
to collapse
baygınlık
unconscious
out cold
faint
passed out
knocked out
swooning
passed-out
syncope
unconsciousness
languid
kararmaların
elektriğin
electricity
electric
power
utility
aciile
blackouts
karartılar
şuur kayıplarımı

Examples of using Blackouts in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No blackouts. Don't work for the airline?
Havayolu için çalışma sakın.- Yok.- Baygınlık?
Seven years, no blackouts.
Yedi yıldır hiç hafıza kaybı yok.
He's complaining of headaches… blackouts, hallucinations, acute memory loss.
Aciile şiddetli başağrıları kısmi hafıza kaybı, halüsinasyonlar hayırlayamama sorunları ile geldi.
We will cope. But what about the blackouts?
Peki ama karartılar?- Başa çıkacağız?
Dry mouth. Hallucinations, weird blackouts.
Halüsinasyonlar, tuhaf bilinç kayıpları… ağız kuruluğu.
That's why the blackouts.
Bu yüzden kesintiler oluyor.
Don't work for the airline. No blackouts.
Havayolu için çalışma sakın.- Yok.- Baygınlık?
A lot more than that if you count my blackouts.
Şuur kayıplarımı sayarsak daha da fazla.
Hallucinations, dry mouth. weird blackouts.
Halüsinasyonlar, tuhaf bilinç kayıpları… ağız kuruluğu.
But what about the blackouts?
Peki ama karartılar?
We now have two confirmed blackouts-- Miami and London.
Miami ve Londradaki kesintiler doğrulandı.
No. Better than that, seven years, no blackouts.
Daha iyisi… 7 yıldır hiç hafıza kaybı yok Hayır.
Dry mouth. weird blackouts… Hallucinations.
Tuhaf bilinç kayıpları… ağız kuruluğu. Halüsinasyonlar.
Hallucinations, dry mouth. weird blackouts.
Tuhaf bilinç kayıpları… ağız kuruluğu. Halüsinasyonlar.
Dry mouth. Hallucinations, weird blackouts.
Tuhaf bilinç kayıpları… ağız kuruluğu. Halüsinasyonlar.
The blackouts were just a byproduct.
Karartı sadece yan üründür.
There were… blackouts.
Hafıza kayıpları… olmuştu.
I think I found a source of our blackouts.
Sanırım kesintilerimizin kaynağını buldum.
Experiencing some blackouts recently, I can't be sure.
Bir süredir hafıza kayıpları yaşıyorum ve artık hiçbir şeyden emin değilim.
The blackouts, phantom pain… these might be significant.
Şuur kayıpları, sanal ağrılar… Bunlar önemli olabilir.
Results: 150, Time: 0.0714

Top dictionary queries

English - Turkish