COMPARISON in Turkish translation

[kəm'pærisn]
[kəm'pærisn]
benzerlik
resemblance
similarity
likeness
analogy
similar
commonality
analogues
karşılaştırma
compare
match
comparison
kıyaslama
comparing
mukayese
compare
comparison
hold a candle
kıyas
compares
comparison
comparison
karşılaştırması
compare
match
comparison
karşılaştırmayı
compare
match
comparison
karşılaştırmak
compare
match
comparison
benzerliği
resemblance
similarity
likeness
analogy
similar
commonality
analogues

Examples of using Comparison in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There is no comparison to what I did.
Benim yaptığımla bunun hiçbir benzerliği yok.
I pulled exemplars for comparison.
Ben karşılaştırmak için örnekli çekti.
The sibling comparison is positive.
Kardeş karşılaştırması pozitif çıktı.
Hang on. I can give you one voice comparison right now.
Bir saniye, sana hemen bir ses karşılaştırması verebilirim.
They did a DNA comparison to see if the body was Tom's.
Onlar cesedin Toma ait olup olmadığını anlamak için bir DNA karşılaştırması yaptılar.
And the oil detected on PC Bloom. Chemical comparison of the oil detected on the road.
Yolda bulunan ve Polis Şefi Bloomun elinde bulunan yağların kimyasal karşılaştırması.
Chemical comparison of the oil detected on the road and the oil detected on PC Bloom.
Yolda bulunan ve Polis Şefi Bloomun elinde bulunan yağların kimyasal karşılaştırması.
Ballistics comparison.
Balistik karşılaştırması.
Petra To identify whose blood is on Frank's t-shirt we need to make a DNA comparison.
Frankin tişörtündeki kanın kime ait olduğunu belirlemek için DNA karşılaştırması yapmamız gerek.
They will resist that comparison and that's natural, that's human.
Onlar bu karşılaştırmaya da dayanamayacaklar ve bu doğal insansı bir şey.
Comparison proudly embraced.
Karşılaştırmandan gururla utanıyorum.
Ah, I can see how that comparison would be troubling, but.
Ah, bu karşılaştırmanın nasıl bir sıkıntı olacağını görebiliyorum, ama.
Would you care to give us a sample for comparison?
Karşılaştırmamız için sen de örnek verebilir misin?
And in that comparison, the NYPD is coming up short.
Bu karşılaştırmada New York polisi pek de iyi sonuç almıyor.
There's an acquisition comparison at the top, and you want to go by total.
En üstte satın alım karşılaştırmaları var ve toplam üzerinden ilerlemek.
Well, I don't like to invite that comparison.
Her ne kadar o kıyaslamadan pek hoşlanmasam da… evet, esasen öyle sayılır.
By that comparison, democracy looks very, very good in terms of economic growth.
Bu karşılaştırmaya bakınca demokrasinin ekonomik büyüme açısından oldukça iyi olduğunu görüyoruz.
I checked all the density comparison.
Yoğunluk karşılaştırmasıyla kontrol ettim.
Care to show us your set for comparison?
Karşılaştırmamız için anahtarlarınızı gösterir misiniz?
We did a DNA comparison between Fletcher Marshall and Joel Summers.
Fletcher Marshall ve Joel Summersın DNAlarını karşılaştırdık.
Results: 222, Time: 0.0576

Top dictionary queries

English - Turkish