COMPLETELY SEPARATE in Turkish translation

[kəm'pliːtli 'sepəreit]
[kəm'pliːtli 'sepəreit]
tamamen ayrı
completely separate
entirely separate
is a completely different
was a whole separate
totally separate
completely segregated
apayrı
else
different
another
's a whole other
whole new
disparate
completely separate
tamamen uzak

Examples of using Completely separate in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because you think lupus will win you a prize. We're not treating her for two completely separate diseases.
Sen lupusla ödülü kazanacağını düşündüğün için onu birbirinden… tamamen farklı iki hastalık için tedavi etmeyeceğim.
included models with innovations such as magnetized stands and the Vaio Tap, which was designed with a completely separate keyboard.
mıknatıslı tezgâhlar ve tamamen ayrı klavye ile tasarlanan Vaio Tap gibi yeniliklere sahip modeller dahil edildi.
Tibia almost completely separated. I inserted a rod inside the bone.
Kaval kemiği neredeyse tamamen ayrılmıştı, ben de kemiğin içine implant yerleştirdim.
Australia and Antarctica began rifting 85 million years ago and completely separated roughly 45 million years ago.
Milyon yıl önce Avustralya ve Antarktika yarılmaya başlamış ve 45 milyon yıl önce birbirinden tamamen ayrılmıştır.
Elser's lover Elsa Härlen said Elser"led a double life and completely separated his political life from his private life.
Elserin sevgilisi Elsa Härlen, Elserin'' ikili bir hayat sürmesine ve siyasi hayatını özel hayatından tamamen ayırmasına'' söyledi.
Completely separate from escrow.
Tekliften tamamen ayrı.
We live completely separate lives.
Tamamen ayrı hayatlar sürüyoruz.
Those are two completely separate issues.
Bunlar tamamen iki ayrı konu.
Their narratives are kept completely separate.
Anlatıları tamamen ayrı tutulurdu.
Th-They completely separate sex from family.
Seksi, aileden tamamen ayrı tutuyorlar.
Reign is a completely separate entity.
Reign tamamiyle ayrı bir varlık.
So they lead completely separate lives?
Tamamen ayrı hayatlar yaşıyorlarsa ne olmuş?
Earth is something completely separate from them.
Dünya onlardan tamamen ayrı bir şeydi.
No, it's two completely separate things.
Hayır, ikisi tamamen ayrı şey.
Creating two completely separate identities?
İki farklı kimlik mi yaratacağım?
The advisory was a completely separate business.
Danışmanlık tamamen ayrı bir işti.
Two personalities in one brain, completely separate.
Bir beyin içerisinde birbirinden tamamen ayrı iki kişilik.
It's completely separate from the storm drains.
Yağmur suyu kanalından tamamen ayrıdır.
I always kept my work and Laura completely separate.
İşlerimle Laurayı tamamen ayrı tutmuşumdur.
my parents' life are completely separate.
ebeveynlerimin hayatı tamamen ayrı durumdadır.
Results: 152, Time: 0.0578

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish