COOPERATING in Turkish translation

[kəʊ'ɒpəreitiŋ]
[kəʊ'ɒpəreitiŋ]
iş birliği yapmayı
işbirliği
co-operation
cooperation
collaboration
cooperate
collaborate
cooperative
to co-operate
cahoots
i̇ş birliği
yardımcı
help
helpful
helper
assistant
deputy
auxiliary
vice
associate
sidekick
of assistance
iş birliği yapmak
i̇şbirliğine
co-operation
cooperation
collaboration
cooperate
collaborate
cooperative
to co-operate
cahoots

Examples of using Cooperating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You want us to continue cooperating?
İş birliğine devam etmemizi istiyorsanız seve seve ederiz?
Yes. But with a reduced sentence for cooperating.
İş birliği yaptığı için cezası azalır. -Evet.
But with a reduced sentence for cooperating.- Yes.
İş birliği yaptığı için cezası azalır. -Evet.
Cooperating was always the smart move.
İş birliği yapmak her zaman en akıllı hamledir.
You better start thinking about cooperating.
İşbirliği yapmayı düşünsen iyi edersin.
You don't have to continue cooperating.
İşbirliğini sürdürmene gerek yok.
I would like to thank you again for cooperating so readily.
Bu kadar kolayca iş birliği yaptığınız için teşekkürler.
For cooperating so readily. Well, I would like to thank you again.
Bu kadar kolayca iş birliği yaptığınız için teşekkürler.
Why Wu delayed cooperating, he hadn't known the croaker was under there.
Wu iş birliği yapmakta gecikti, çünkü kurbağanın orada olduğunu bilmiyordu.
You should start cooperating, pal, unless you want to eat maggots.
Kurtçukları yemek istemiyorsan iş birliğine başlasan iyi olur, dostum.
Keeping lines of communication open, everyone cooperating.
Ameliyathanenin sorumluluğunu almak… iletişim kanallarını açık tutmak, herkesin iş birliği yapması.
By cooperating now, we are but beggars to our own demise.
Şimdi işbirliği yaparak… kendi hayatımız için dileniyoruz.
How would you resist cooperating?
İşbirliğine karşı nasıl direnirdin?
Without Holly cooperating, the rape case is a lot harder to prove.
Hollynin işbirliği olmadan tecavüz olayı ispatlanamaz.
You're gonna need to start cooperating.
İşbirliğine başlasan iyi olur.
Bigfoot me all you want, but you would save yourself a lot of time by cooperating.
Tüm istediğin beni dışarıda tutmak ama işbirliği yaparak çok zaman kazanabilirsin.
So why don't you quit cooperating and start competing for some eligible bachelorettes?
Neden işbirliğini bırakıp yarışmıyorsunuz bazı bekar kızlar için?
The traffic lights aren't cooperating today.
Trafik ışıkları bugün işbirliği değildir.
Sounds like william's Cooperating.
William iş birliği yapmış gibi.
Good, cooperating.
Güzel işbirliği.
Results: 110, Time: 0.0703

Top dictionary queries

English - Turkish