DO MAGIC in Turkish translation

[dəʊ 'mædʒik]
[dəʊ 'mædʒik]
büyü yapmayacak
sihir yaptığım için
sihir mi yapıyorsun

Examples of using Do magic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What does he have in mind? Now I'm gonna do magic.
Aklında ne var? Şimdi büyü yapacağım.
I felt awful today and I couldn't do magic.
Bugün kendimi çok kötü hissettim ve büyü yapamadım.
And I couldn't do magic. I felt awful today.
Yapabileceğimi sanmıyorum. Bugün kendimi çok kötü hissettim ve büyü yapamadım.
I felt awful today and I couldn't do magic.
Yapabileceğimi sanmıyorum. Bugün kendimi çok kötü hissettim ve büyü yapamadım.
You have powers, do magic.
Güçlerin var, büyü yapıyorsun.
Those aren't the same. I can't do magic.
Ama bu aynı şey değil. Büyü yapamıyorum.
Without getting caught. That you can't do magic in this town.
Ama bu kasabada yakalanmadan büyü yapamazsınız.
You can't do magic outside school.
Okul disinda büyü yapamazsin.
It's just too bad humans can't do magic without a Primal Stone.
Temel taş olmadan insanın büyü yapamaması kötü.
Aaron really could do magic.
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu.
One of the fundamental tenets of the Otherworld is that only fairies can do magic.
Öbür Dünyanın temel ilkelerinden biri sadece perilerin büyü yapabilmesidir.
A coven of witches who can't do magic.
Bir grup cadının büyü yapamıyor olması.
Prospero can only do magic from the plays.
Prospero, sadece oyunlardaki büyüleri yapabiliyor.
I live in a castle and I can do magic. Oh, yeah.
Kalede yaşadığım ve sihir yaptığım için olabilir.
I live in a castle and I can do magic. Oh, yeah.
Kalede yaşadığım ve sihir yaptığım için olabilir.
Aaron really could do magic, and I'm dedicated to making sure that his magic doesn't end with his death.
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu. Ve kendimi yaptýđý sihrin Onunla birlikte ölmemesine için adadým.
He can't do magic in the circle, but he does have a weapon strong enough to kill an Original.
Çemberin içinde büyü yapamaz ama kökeni öldürecek güçte silahı var.
I can't do magic.
hepiniz unutulmuş hâlde, büyü yapamam.
Why does magic always have to be so literal?
Neden büyü her zaman bu kadar aslına uygun olmalı?
Even know what these words mean? But how does magic even know?
Ama o kelimelerin anlamı ne… büyü nereden bilsin ki?
Results: 49, Time: 0.0438

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish