DONATED in Turkish translation

[dəʊ'neitid]
[dəʊ'neitid]
bağışladı
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışlayan
is forgiving
is all-forgiving
donated
is oft-forgiving
merciful
giving
pardoneth
hibe
grant
donated
of gift
bağış yaptığını
to donate
to make a donation
bağışlamış
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışladığı
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate
bağışladığını
to donate
to forgive
forgiveness
spare
to pardon
donor-surrogate

Examples of using Donated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It says 20 years ago, that person donated his heart to you on April 20.
Yıl önce, 20 Nisanda bu insanın kalbini sana bağışladığı yazıyor.
Said somebody donated a quarter million in bonds to his church.
Birisinin kilisesine çeyrek milyon dolarlık tahvil bağışladığını söyledi.
My son donated that car without my permission.
Oğlum o arabayı iznim olmadan bağışlamış.
There's the money people donated to the overseer's office.
İnsanların müfettiş odasına bağışladığı paralar var.
The lady said Mrs. Kennedy donated a bunch of stuff.
Satıcı kadın, Bayan Kennedynin bir sürü eşya bağışladığını söyledi.
Young Alicia donated bone marrow at least twice.
Genç Alicia en az iki kez iliğini bağışlamış.
Did you know that Jeffrey Berkoff donated $600,000 to your hospital?
Jeffrey Berkoffun hastanenize 600,000$ bağışladığını biliyor musunuz?
Someone donated a year's rent for us.
Biri bize bu evin bir yıllık kirasını bağışlamış.
Guess who donated $1,000 last year?
Geçen yıI 1,000 doları kimin bağışladığını tahmin eder misin?
Somebody saw her photographs and donated a venue.
Birisi fotoğraflarını görmüş ve bir yer bağışlamış.
Donated his body to science.
Vücudunu bilime bağışlamış.
Somebody donated 20 cents online.
Birisi 20 cent bağışlamış.
I donated all my organs so it serves purpose to others.
Bütün organlarımı bağışladım ben, böylece başka insanlar da faydalanacak.
Tom absconded with all the money donated for earthquake relief.
Tom deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.
The Sisters of Charity collected and donated them to the National Archives.
Ulusal Arşive bağışlamışlar. Rahibeler onları toplayıp.
Her father donated the money for the new library.
Babası yeni kütüphanenin parasını bağışlamıştı.
I donated my property to the Church!
Neyim var neyim yoksa kiliseye bağışladım ben!
So you have donated ten grand apiece.
Sağ ol. Yani, kişi başı on bin bağışladınız.
People donated this food thinking it was going to feed the hungry.
İnsanlar bu yiyecekleri, açları doyuracağını düşünerek bağışlıyor.
The Rolands donated the entire Brahe collection to the planetarium.
Rolandlar bütün Brahe koleksiyonunu, gökevine bağışladılar.
Results: 350, Time: 0.0737

Top dictionary queries

English - Turkish