ENGAGEMENTS in Turkish translation

[in'geidʒmənts]
[in'geidʒmənts]
nişanları
engagement
aim
shot
betrothal
engaged
insignia
randevular
date
appointment
rendezvous
meeting
nişanlar
angajmanlar
of engagement
nişanı
engagement
aim
shot
betrothal
engaged
insignia
nişanlılıklara
engagement
aim
shot
betrothal
engaged
insignia
nişan
engagement
aim
shot
betrothal
engaged
insignia

Examples of using Engagements in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Really? I used to have dinner engagements.
Eskiden benim de yemek sözlerim vardi. Sahi mi?
Really? I used to have dinner engagements.
Eskiden benim de yemek sözlerim vardı. Sahi mi?
No engagements.
What engagements?
Ne sözü?
He's overly cautious because sometimes engagements end.
Çok fazla tedbirliydi çünkü Bazen sözleşme biter.
Wait, is this one of those crazy surprise engagements?
Bekle, şu çılgın süpriz nişanlardan biri mi bu?
You have disrupted countless engagements.
Sen sayısız ilişkiyi bozdun.
But I do have engagements.
Ama bazı yükümlülüklerim var.
I mean large-scale engagements.
Büyük çaplı anlaşmaları kastediyorum.
But he had speaking engagements.
Ama yapması gereken konuşmaları vardı.
I had her flagged for romantic or altruistic engagements only.
Onu sadece romantik veya fedakâr görevler için işaretlemiştim.
For indeed during the day you have drawn-out engagements.
Çünkü gündüz, seni uzun uzun alıkoyacak işler vardır.
I used to have dinner engagements.
Eskiden benim de yemek sözlerim vardı.
Unless you have more pressing engagements?
Tabii daha acil bir planın yoksa?
Really? I used to have dinner engagements.
Sahi mi? Eskiden benim de yemek sözlerim vardı.
I used to have dinner engagements.
Bir yemek sözüm vardı.
Carson was inundated with speaking engagements, fan mail and other correspondence regarding The Sea Around Us,
Carson konuşma nişanları, fan postası ve Çevremizdeki Denizle ilgili diğer yazışmalardan
baths, engagements, a couple of hundr… h… h… horses!
banyolar, randevular, birkaç yüz… a… a… at!
The loneliness went with him. When he left the house for important engagements and mass rallies.
Önemli randevular ve büyük mitingler için evden gittiği zaman, yalnızlık da ardından gidiyordu.
I didn't mean to come in and split you guys up, but engagements are made to be broken.
Amacım gelip sizi ayırmak değildi, ama nişanlar bozulmak için yapılır.
Results: 69, Time: 0.0683

Top dictionary queries

English - Turkish