ESCAPING FROM in Turkish translation

[i'skeipiŋ frɒm]
[i'skeipiŋ frɒm]
kaçtıktan
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
kaçarken
run
run away
escape
flees
qajar
kaçan
escaped
fleeing
running
runaway
got away
missed
kaçmak
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
kaçıp
run away
escape
and
fled
just
kaçıyor
running
escaping
's getting away
are fleeing
running away
he's avoiding

Examples of using Escaping from in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's our first time escaping from the airport this fast.
İlk kez havaalanından böyle hızla kaçıyoruz.
Nah, she's too good at escaping from there.
Hayır, oradan kaçmakta çok usta.
Means that he's definitely receiving help from someone. But the fact that he could stay hidden after escaping from the hospital.
Ama hastaneden kaçtıktan sonra yerini gizleyebildi, kesinlikle birinden yardım alıyor.
It's a video that a bystander took with his cell phone of Tancana escaping from the courthouse.
Tancana, mahkemeden kaçarken bir şahidin cep telefonuyla çektiği bir video.
In the first half of the 20th century, thousands of Jewish refugees escaping from the 1917 Russian Revolution arrived in China.
Yüzyılın ilk yarısında 1917 Rus Devriminden kaçan binlerce Yahudi Çine sığınmıştır.^ Weisz.
Mr A, who was with the victim. It's also reported that according to eye-witnesses' statements… two men with guns were seen escaping from the scene.
disko çalışanı olduğu sanılıyor. Tanıkların ifadelerine göre… iki silahlı adam olay yerinden kaçarken görüldüğünün.
Look at them collars! Didn't they say something on telly about dogs with green collars escaping from Lawson park?
Tasmalarına bak! Lawson parktan kaçan köpeklerin yeşil tasmaları olduğu söylenmemiş miydi?
As I recall, Simon is full of surprises-- escaping from prison, kidnapping you, trying to blow up half of South Beach.
Hatırladığım kadarıyla, Simon sürprizlerle doluydu hapisten kaçmak, seni kaçırmak Güney Plajının yarısını havaya uçurmak.
Trying to blow up half of South Beach. As I recall, Simon is full of surprises-- escaping from prison, kidnapping you.
Hatırladığım kadarıyla, Simon sürprizlerle doluydu… hapisten kaçmak, seni kaçırmak Güney Plajının yarısını havaya uçurmak… Onu Miamiye davet etmeyi sana bıraktım.
Well, I'm wanted for attempted murder, escaping from jail, blowing up an aircraft breaking
Bakalım, cinayete teşebbüsten suçluyum, hapishaneden kaçmaktan, uçak patlatmaktan haneye tecavüz çok
I spent the past 24 hours escaping from a burning house,- I can't imagine why not.
Acaba neden? Son 24 saatte yanan bir evden kaçtım.
What meenamma what are you thinking are you planing on escaping from us what you are doing is so wrong,
Bizden kaçan üzerinde planya ne meenamma ne düşünüyorsun olan ne yapıyorsun çok yanlış, doğru ve yanlış
now bravely defending in some mountain fastness the retreat of fugitives escaping from Austria into America,
şimdi cesaretle savunan bazı dağ haslığı Avusturya Amerikaya kaçan kaçakların geri çekilme,
This includes escaping from the Nazis, her parents' divorce, the suicide of her mother when she was 10, her failed marriage,
Sanatı genellikle Nazilerden kaçmak da dahil tüm acı dolu mücadelelerin ışığında incelenir,‘ Ebeveynlerinin boşanması,
Succeeding in escaping from the war in Syria and reaching Duisburg, Germany, 26 year-old Mamun Al Hamza and his wife 21 year-old Tema Al Havar gave
Suriyedeki savaştan kaçarak Almanyanın Duisburg şehrine ulaşmayı başaran 26 yaşındaki Memun El Hamza ve karısı 21 yaşındaki Tema El Havar,
Any child who escapes from the facility… would not last very long in the cold.
Tesisten kaçan herhangi bir çocuğun, soğukta fazla şansı yok.
Escape from the site. We have a witness who saw the manager.
Proje müdürünü olay yerinden kaçarken gören bir tanık var.
No, there'sno escape from this place. No.
Hayır, buradan kaçmak yok. Hayır.
I saw him escape from jail earlier today.
Daha bugün onu hapisten kaçarken gördüm.
No. No, there'sno escape from this place.
Hayır, buradan kaçmak yok. Hayır.
Results: 48, Time: 0.0637

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish