EVEN AWARE in Turkish translation

['iːvn ə'weər]
['iːvn ə'weər]
haberdar bile
even aware
even know
bile haberimiz yoktu

Examples of using Even aware in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm not even aware of it?
Farkında değilim. -Rahatsızlık mı?
I don't think he is even aware of what he's causing.
Yok, bence neye sebep olduğunun farkında bile değil.
So I think I might be projecting my own guilt… and taking it out on him in ways… that I'm not even aware of.
Belki de kendi hatalarımı ona yansıtıyor onu kendi yolundan alıkoymaya çalışıyorumdur. Farkında bile olmadan.
It's so intrinsic to your fuckin' nature, you're not even aware of it when you do it.
Senin sikik mizacının gerçeği şu ki, ne yaptığının farkında bile değilsin.
It's so intrinsic to your fuckin' nature, you're not even aware when you do it.
Senin sikik mizacının gerçeği şu ki, ne yaptığının farkında bile değilsin.
Ladies, do you know men are not even aware of the fact.
Bayanlar, biliyor musunuz, ta ki kaşınana çıkana kadar erkekler bir kıçları… olduğu gerçeğinin farkında bile değildir.
If I could help you in some way just by being here but you aren't even aware of that.
Bir şekilde yardım edebilseydim tam yanında duruyorum ama sen farkında bile değilsin.
after about six months I wasrt even aware that she did.
ama altı ay sonra farkına bile varmadım.
Riley, you have been vetted for months for a job you neither applied for, nor are even aware of.
Riley, ayladır ne tür veya ne olduğundan bile haberdar olmadığın bir iş için inceleniyorsun.
In the early 1980s, few American skiers were even aware of the kind of skiing taking place in the mountains around Chamonix.
Lerin başında pek çok amerikalının Chamonix dağlarında yapılan kayak tarzından haberi bile yoktu.
I say the man you seek… coexists with an abomination… of which he, himself is not even aware.
Diyorum ki, aradığın adam kendisinin bile farkında olmadığı bir nefretle yaşıyor.
There hasn't been another Plane Calling in all that time, even aware of the Death Date. and I still haven't come across one other passenger.
Onca zamandır yeni bir uçak Çağrısı da gelmedi… ve ölüm gününden haberi olan bir yolcu da görmedim.
Our subconscious makes a thousand calculations and decides things before we're even aware of it.
Bilinçaltımız, binlerce hesap yapar ve biz daha fark etmeden ne olduğunu kavrar.
No. where I wasn't even aware of my scrapped knuckles. I have punched a guy to the point.
Hayır. Ben eklem yerlerimin haşat olduğunu bile fark etmeyecek kadar yumrukladım birini.
of forces that you don't understand, that you are not even aware of.
bunu yapmadıkları takdirde, anlamadığınız, farkında bile olmadığınız güçlerin esiri olabilirdiniz.
I'm not even aware.
Farkında bile değilim.
You're not even aware.
Farkında bile değilsin.
Frank really even aware of it.
Gerçekten Frank bile bunun farkında.
I'm not even aware of it.
Farkında bile değilim.
He wasn't even aware, Mom.
Farkında bile değildi ki, anne.
Results: 505, Time: 0.0457

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish