FOUND TRACES in Turkish translation

[faʊnd 'treisiz]
[faʊnd 'treisiz]
izleri buldu
izine rastladı
kalıntısı buldum
izleri bulundu
bulduk ve iki bölgede kullanılan patlayıcıların izine rastladık
izlerini buldu
izi buldu
izleri bulmuşlar
izine rastlamış
izlerine rastladı

Examples of using Found traces in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nick found traces of blood and semen in Rachel's bed.
Nick, Rachelın yatağında kan ve meni izlerine rastladı.
And the Arson Squad found traces of C-4 in the debris. Most.
Ayrıca kundakçı yakalama timi enkazda C-4 izine rastlamış. Çoğunu.
Speaking of which, Woody found traces of cyanide.
Steinin kanında siyanür izi buldu.
Yeah. Forensics found traces of blood on your dad's car.- Hank.
Hank… adli tıp babanın arabasında kan izleri buldu.- Evet.
The police found traces of physical violence.
Polis fiziksel şiddet izlerine rastladı.
And Hodgins found traces of copper, aluminum and steel in the victim's stab wounds.
Hodgins, maktulün yarasında bakır, alüminyum ve çelik izleri buldu.
And CSU found traces of cyanide in Stephen's apartment.
Olay Yeri de Stephenın dairesinde siyanür izlerine rastladı.
Hodgins found traces of Tibetan bamboo in the victim's skull.
Hodgins, maktulün kafatasında Tibet bambusu izleri buldu.
Lab found traces of chloroform in his blood.
Laboratuvar adamın kanında kloroform izleri buldu.
Dr. Hodgins found traces of rose oil in the Band-Aid.
Dr. Hodgins yara bandında gül yağı izleri buldu.
We found traces of blood, did you know that?
Biz kan izlerini bulduk, biliyormuydun?
But I thought Hodgins found traces of steel.
Hodginsın çelik kalıntıları bulduğunu sanıyordum.
I would have found traces.
Kalıntı bulmam gerekirdi.
Found traces of microorganisms, which I sent to the lab for processing.
Bazı mikroorganizma izlerine rastladım ve incelenmesi için laboratuara gönderdim.
Elin found traces of all five, we have identified.
Elin beşinin izini buldu. Kimliklerini tespit ettik.
Found traces of drugs in his pants.
Pantolonunda uyuşturucu izleri buldum.
The FBI found traces of skin underneath Seth's fingernails.
FBI, Sethin tırnaklarında deri kalıntılarını bulmuş.
Hodges found traces of Claudia's blood on that Blossom Ballerina.
Hodges, Balerin Ayıcıkın üzerinde Claudiaya ait kan izleri bulmuş.
I found traces of fiberglass on the register.
Bende kasada fiberglas izi buldum.
Charlie found traces of tobacco in that truck.
Charlie o kamyonda tütün izleri bulmuştu.
Results: 95, Time: 0.051

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish