FUGITIVE in Turkish translation

['fjuːdʒətiv]
['fjuːdʒətiv]
kaçak
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
kaçağı
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
kaçağın
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
kaçağa
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
firariyi

Examples of using Fugitive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You guys, our fugitive is actually an incredible case study.
Çocuklar, kaçağımız aslında inanılmaz bir araştırma konusu teşkil ediyor.
Fugitive task force is looking for Mr. Machado, and.
Kaçaklar özel birimi Bay Machadoyu arıyor ve bilinen iş.
I'm sorry you didn't get your fugitive.
Kaçağını yakalayamadığın için çok üzgünüm.
Maybe our fugitive built it in case anyone came out here.
Belki de kaçağımız buraya birilerinin gelme olasılığı olduğu için yapmıştır.
There's only one end for a fugitive.
Kaçaklar için sadece bir son var.
He's innocent. You are a wanted fugitive.
Aranan bir kaçaksın. O masum.
We will help them find their fugitive.
Kaçaklarını bulmalarına yardım edeceğiz.
We will help them find their fugitive. Fine.
Güzel. Kaçaklarını bulmalarına yardım edeceğiz.
Fine. We will help them find their fugitive.
Güzel. Kaçaklarını bulmalarına yardım edeceğiz.
Our fugitive has been on the run for 90 minutes.
Kaçağımız 90 dakikadır peşinden koşturuyor.
For 90 minutes. Our fugitive has been on the run.
Kaçağımız 90 dakikadır peşinden koşturuyor.
A fugitive got to Jane Austen.
Kaçaklardan biri Jane Austenın peşinde.
Zari's gonna smash the fugitive!
Zari kaçakla yatacak!
I think we found our Fugitive, but it's not a monster. Truly evil.
Galiba kaçağımızı bulduk ama canavar değilmiş. Gerçekten kötü.
It's a magical fugitive.
Sihirli kaçaklardan işte.
Zari is gonna smash the fugitive.
Zari kaçakla yatacak!
Truly evil. but it's not a monster. I think we found our Fugitive.
Gerçekten kötü. Galiba kaçağımızı bulduk ama canavar değilmiş.
Sara, I don't think he's a fugitive.
Bu adamın kaçaklardan olduğunu zannetmiyorum. Sara?
Zari's gonna smash the fugitive!
Zari kaçakları parçalayacak!
We caught the fugitive.
Kaçakları yakaladık.
Results: 1962, Time: 0.0553

Top dictionary queries

English - Turkish