GETTING TO KNOW in Turkish translation

['getiŋ tə nəʊ]
['getiŋ tə nəʊ]
tanımaya başlamıştı
tanıyarak
knowing
recognizing
giving
by recognising
almak gibi güvenliği sıkılaştırmak halkını daha iyi tanımaya
tanimak
to know
yakından tanımak için
to get to know
tanıma fırsatını
ele alabilirsin yakından tanıması

Examples of using Getting to know in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Take my time, picking my moment, getting to know her a bit.
Onu tanımak biraz. Zamanımı al, anı seç.
I'm just so glad… What? we're getting to know each other.
Ne oldu? Birbirimizi tanımaya… başladığımız için çok mutluyum.
Getting to know you, getting to know all about you!
Seni tanımaya, hakkındaki her şeyi öğrenmeye başladım!
Just getting to know each other.
Sadece birbirimize aşina oluyoruz.
Just getting to know you.
Sadece seni biraz tanıyacağım.
Getting to know him. Because I spent the last three months.
Çünkü üç aydır onu tanıma şansım oldu.
I just can't spend the Last month of my Iife getting to know someone.
Son 1 Ayimi birisini tanimaya calisarak gecirmek istemiyorum.
we do it through observing behaviour. Getting to know someone.
bunu davranışları inceleyerek, birisini tanıyarak yapıyoruz.
But if you don't, you can consider it as two families getting to know each other and maintaining a good relationship.
Ele alabilirsin. yakından tanıması… Ama beğenmezsen bunu… iki ailenin birbirini… ve iyi ilişkiler kurması olarak.
Spend some time getting to know each… I just thought maybe we could Nice talking to you.
Seninle konuşmak güzeldi. Düşündüm de birbirimizi… daha yakından tanımak için biraz vakit.
Two families getting to know each other… and maintaining a good relationship.
Ele alabilirsin. yakından tanıması… Ama beğenmezsen bunu… iki ailenin birbirini…
There's nothing I enjoy more than meeting someone like yourself… and getting to know you.
Sizin gibi birine rastlayıp onu tanımaktan ve araba sürerken… fotoğrafını çekmekten daha çok sevdiğim bir şey yok.
We are excited about this project and getting to know Mexico and Monarca. What my father meant was.
Proje için ve Meksika ile Monarcayı yakından tanıyacağımız için heyecanlıyız. Babamın demek istediği şey.
up the communication scale, and just getting to know hundreds of people every day.
bir şans verdi ve hergün yüzlerce yeni insanı tanımamı sağladı.
In fact, I took the liberty of highlighting some of the… passages under the chapter"Getting to Know Your Sphincter.
Hatta, bazı yerlerin altını bile çizdim mesela şu kısım'' sfinkterınızı tanıyın.
You gals are gonna stay here overnight, getting to know each other and trying to keep the ants from crawling up your noses,
Siz kızlar bütün gece burada kalacaksınız. Birbirinizi yakından tanıyıp, karıncaları burnunuzdan uzak tutmaya çalışacaksınız.
Getting to know them.
Getting to know you.
Getting to know me?
Tanımaya başlıyor muydun?
Getting to know you?
Seni daha iyi tanımak için.
Results: 84777, Time: 0.0697

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish