GRINNING in Turkish translation

['griniŋ]
['griniŋ]
sırıtmayı
grinning
gülümsemek
smile
grinning
smil'st
sırıtkan
grinning
smiley
the cheshire
are smiling
smirking
sırıtık
grinning
smiley
pis pis sırıtan
sırıtan
grinning
sırıtarak
grinning
sırıtıyor
grinning

Examples of using Grinning in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Frank Castle, standing there, grinning.
Frank Castle orada duruyor sırıtıyor.
Stop your grinning and drop your linen!
Sırıtmayı ve elindeki her şeyi bırak!
Grinning yellows, spinning reds Masquerade!
Sırıtan sarılar Dönen kızıllar Maskeli balo!
Suddenly the guy's standing there, grinning.
Karşıma dikilmiş, öylece sırıtıyor.
And stop grinning.
Ve sırıtmayı bırak.
Grinning yellows, spinning reds Masquerade!
Maskeli balo Sırıtan sarılar Dönen kızıllar!
Heh, grinning and winning.
Heh, Kazananlar sırıtıyor.
Stop grinning like an idiot.
Salak gibi sırıtmayı kes.
the balding scalp, and the grinning skull beneath.
ve altında sırıtan kafatasını şimdiden görüyorsun.
Grinning all the time.
Her zaman sırıtıyor.
The balding scalp, and the grinning skull beneath. You already see the gray hair.
Ağarmış saçlarını, kelleşen kafasını, ve altında sırıtan kafatasını şimdiden görüyorsun.
Masquerade! Masquerade! Grinning yellows, spinning reds.
Maskeli Balo! Maskeli Balo! Sırıtan sarılar, dönenen kırmızılar.
Grinning yellows, spinning reds… Masquerade! Masquerade!
Maskeli Balo! Maskeli Balo! Sırıtan sarılar, dönenen kırmızılar!
Tom started grinning.
Tom sırıtmaya başladı.
Keep grinning, tough guy, and your bargaining's over.
Sırıtmaya devam et, sıkı çocuk pazarlık bitmiştir.
Don't stand there grinning!
Sırıtıp durma orada öyle!
Stop grinning like that!
Sırıtıp durma orada öyle!
Grinning at me throughout the interview.
Görüşme boyunca bana baktı, gülümsedi.
The officer asks why the guy's grinning.
Komutan adamın neden sırıttığını soruyor.
Grinning like a dog with twa tails and beaming red the whole time.
Kırmızı ışıklar saçan çift kuyruklu bir köpek gibi sürekli sırıtıyordu.
Results: 153, Time: 0.0823

Top dictionary queries

English - Turkish