IS A DIFFERENCE in Turkish translation

[iz ə 'difrəns]
[iz ə 'difrəns]
fark olduğunu
çok fark
much difference
a lot different
is a difference
big difference
huge difference
bir fark olduğunu sen biliyorsun becermede zayıf olmayı

Examples of using Is a difference in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We will research why there is a difference in what they speak and think.
Biz burada onların söylediklerinin ve düşündüklerinin neden farklı olduğunu araştıracağız.
There's a difference between the flames of a dragon and the flames of a god!
Ejderha ile ilahın alevleri arasındaki fark bu işte!
See, your problem is you think there's a difference.
Gördün mü, senin problemin arada bir fark olduğunu sanman.
Or that there's a difference between settling down and settling.
Ya da yerleşmeyle yerleşim arasında bir fark olduğunu.
And we could do machines, but it is a difference.
Bunu makinelerle yapabilirsiniz ama bir fark vardı.
I believe there's a difference between bent and broken.
Eğilmek ile kırılmak arasında bir fark olduğuna inanıyorum.
There's a difference between being damaged.
intihara meyilli olmak arasında… fark var.
I think there's a difference. Well.
Hımm, bence bi fark var.
Marina often says there's a difference.
Marina tiyatroyla performansın farklı olduığunu söyler.
I have been accidentally pulled over between a profile and a suspect. enough to know that there's a difference.
Bir profille katil arasında fark olduğunu anlayacak kadar… yanlış arabayı kenara çektirdim diyelim.
And just being too lame to score. between saving yourseIf for marriage… You know, there is a difference.
Kendini evliliğe saklamak ile… Bir fark olduğunu sen biliyorsun… becermede zayıf olmayı.
Between saving yourself for marriage… and just being too lame to score. You know, there is a difference.
Kendini evliliğe saklamak ile… Bir fark olduğunu sen biliyorsun… becermede zayıf olmayı.
But I really think the two of you will hit it off. Listen, I know there's a difference in your ages.
Bak, yaş farkınız olduğunu biliyorum… ama gerçekten siz bunu aşabilirsiniz.
But I really think the two of you will hit it off. Listen, I know there's a difference in your ages.
Dinle, aranızda yaş farkı olduğunu biliyorum… ama bence ikiniz, bu işi yürütebilirsiniz.
Haven't you realised there is a difference between the Coach's ffire de coeur and your animal cravings?
Koçun duygularıyla senin hayvani isteklerinin arasında fark olduğunu anlamadın mı?
And someone genuinely offering me help. I'm learning that there is a difference between someone thinking I'm helpless.
Çaresiz olduğumu düşünen birisiyle içtenlikle yardım eden arasında fark olduğunu öğrendim.
I think that there is a difference for teachers between the abstract of how we see our practice
Konuştum- Öğretmenler için bir fark olduğunu düşünüyorum uygulamalarımızı nasıl algıladığımızın soyutu
The difference between coffee at 60 and coffee at 78 is a difference between coffee that makes you wince, and coffee that makes you deliriously happy.
Puanlık kahve ile 78 puanlık kahve arasındaki fark, sizi ürküten bir kahve ile sizi delicesine mutlu eden bir kahve arasındaki farktır..
There's a difference between having an opinion, and being, like, a just.
Bir pislik olmak arasında fark var. Bir fikrin olması ve bunu ifade etmekle.
I'm just trying to understand why there's a difference between South African documents and American.
Sadece niye Güney Afrika ve Amerika belgeleri arasında fark olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Results: 60, Time: 0.0564

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish