IS EMERGING in Turkish translation

[iz i'm3ːdʒiŋ]
[iz i'm3ːdʒiŋ]
çıkıyor
comes out
goes
dating
out of
turns out
gets out

Examples of using Is emerging in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I haven't deciphered the whole map yet but a pattern is emerging.
Bütün haritayı henüz çözmedim, ancak bir örüntü ortaya çıkıyor.
Your Majesty, is emerging again.
yine çıkıyor.
Of course, the profile is never exact, but a pretty clear picture is emerging of what we're looking for.
Elbette ki bir profil asla kesin değildir ama aradığımız kişiye benzeyen bir resim ortaya çıktı.
Infection with carbapenem-resistant Enterobacteriaceae(CRE) or carbapenemase-producing Enterobacteriaceae is emerging as an important challenge in health-care settings.
Karbapeneme dirençli Enterobacteriaceae( CRE) veya karbapenemaz üreten Enterobacteriaceae ile enflamasyon sağlık alanında önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.
But she also believes that a new mindset is emerging regarding Turkey's wealth of historic sites and artefacts.
Ancak Seni, Türkiyenin tarihi sahalar ve eşyaların zenginliğiyle ilgili yeni bir zihniyet doğduğuna da inanıyor.
A large middle class with strong consumption power is emerging in China, especially in major cities.
Güçlü tüketim gücüne sahip büyük bir orta sınıf, Çinde özellikle büyük şehirlerde, ortaya çıkmaktadır.
The question now-- and this is the really interesting question-- is, what kind of higher-level shape is emerging right now in the overall Web ecosystem-- and particularly in the ecosystem of the blogs because they are really kind of at the cutting edge.
Şimdi sorular-- ve bunlar gerçekten ilginç sorular--… şimdi, ne tür bir üst düzey şekil ortaya çıkıyor?… genel web ekosistem de-- ve özellikle blogların ekosistemin de… çünkü onlar gerçekten kesici uç türündendir.
New personalities are emerging every few seconds now.
Şu anda her saniye yüzeye yeni kişilikler çıkıyor.
The Basilisk and her task force are emerging from slipstream.
Basilisk ve görev gücü ışık hızı alanından çıkıyor.
Lrendri's men are emerging from the caves!
Irendrinin adamları mağaralardan çıkıyor!
It's a country of 45 million people. It's an economy that's emerging.
Milyon nüfusluk bir ülke gelişmekte olan bir ekonomileri var.
Other realities are emerging into our own.
Başka gerçeklikler bizimkine yükseliyor.
We call it the technology crafts because these are emerging.
Teknolojik el sanatları diyoruz çünkü bunlar yeni ortaya çıkıyor.
Nonetheless, the babies are emerging.
Yine de yavrular doğuyor.
Between Britain and its American cousins. We must heal the divisions that are emerging.
İngiltere ve Amerikalı kuzenlerimiz arasında… çıkan ayrılıkları gidermek zorundayız.
A new type of symbolic consciousness was emerging.
Yeni bir sembolik bilinç doguyordu.
Some signs of a compromise are emerging, with the main opposition Republican People's Party extending a conditional olive branch.
Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisinin şartlı olarak uzattığı zeytin dalıyla bazı uzlaşma belirtileri de görülüyor.
More details are emerging on the breaking news story at Litchfield Penitentiary, where a violent uprising broke out late last night.
Dün gece şiddetli bir isyan çıkan Litchfield Cezaevindeki sıcak gelişmeyle ilgili detaylar gelmeye devam ediyor.
China's emerging international role,
Çinin yükselen uluslararası rolü,
Were emerging victoriously… Justice. from a 35-year war. that tonight I feel as if I… I think I can truthfully say.
Galip olarak ortaya çıktılar… Sanırım hakikaten söyleyebilirim… bu gece ben sanki… 35 yıllık bir savaştan. Adalet.
Results: 40, Time: 0.0512

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish