IS PRAYING in Turkish translation

[iz 'preiiŋ]
[iz 'preiiŋ]
dua ediyor
pray
prayer
she's been praying
prayin
's saying a prayer
in vespers

Examples of using Is praying in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Someone is praying for you. Yes, Nasser AH.
Evet, Nasser Ali… biri senin için dua eden biri var.
My mom is praying that i win the entire thing.
Annem kazanmam için dua ediyordu.
This moon is praying for our success.
İsyanımızın başarısı için, hep birlikte aya dua edelim.
My whole church group is praying for you.
Bütün kilisem senin için duacı.
Yale is praying for the final gun, but it's fourth down and they have got to kick.
Yale son silah için dua ediyor, ama dördüncü yarıdalar, çabalamaları gerekiyor.
Everybody else is praying for the community. To put things back together, to give them strength.
Herkes islerin yoluna girmesi ve onlara güç vermesi için toplum adina dua ediyor.
I just wanted you to know that everyone on Wisteria Lane is praying for your sister's safe return.
Bilmenizi isterim ki, Wisteria Lanedeki herkes, kız kardeşinizin sağsalim dönmesi için dua ediyor.
And every soul that's left alive is praying to the Ori, feeding their need to be worshipped, well, you know who
Çünkü bu savaş sona erdiğinde hayatta bırakılan her ruh Oria dua edecekler, tapılma ihtiyaçlarını besleyecekler,
Susanna is praying no doubt at St. Swithin's, and Caspar and Jan are fishing.
Susanna, hiç şüphesiz Aziz Swithinde dua ediyordur ayrıca Caspar ve Jan da balık tutuyordur.
And Caspar and Jan are fishing. Susanna is praying no doubt at St. Swithin's.
Susanna, hiç şüphesiz Aziz Swithinde dua ediyordur… ayrıca Caspar ve Jan da balık tutuyordur.
Amen.- Amen. I want to know to which God the white robe is praying.
Amin. Beyaz Örtünün hangi Tanrıya dua ettiğini bilmek isitiyorum.- Amin.
Amen.- Amen. I want to know to which God the white robe is praying.
Beyaz cübbelinin hangi tanrıya dua ettiğini bilmek istiyorum.- Amin.- Amin.
Francis is praying in an abandoned chapel, urgently searching for
Terk edilmiş bir şapelde dua eder. Francis,
The Pater is praying for Mariakirche in Westhafen, so that the explosions may not harm it.
Pater, patlamalar Westhafendaki Mariakircheye… zarar vermesin diye şimdi dua ediyordur.
It's just that my parents called me this morning to wish me luck, and they told me that their church is praying for me, and what-what-what if I don't pass?
Bu sabah annemle babam bana şans dilemek için aradı ve kilisenin benim için dua ettiğini söylediler. Ya geçemezsem?
Of course. that everyone here is praying for them… pulling for them. Hey, Chloe, could you tell Linda and Amenadiel.
Linda ve Amenadiele herkesin onlar için dua ettiğini söyler misin? Tabii.
Could you tell Linda and Amenadiel Of course. that everyone here is praying for them… pulling for them.
Linda ve Amenadiele herkesin onlar için dua ettiğini söyler misin? Tabii.
Could you tell Linda and Amenadiel that everyone here is praying for them… pulling for them. Of course.
Linda ve Amenadiele herkesin onlar için dua ettiğini söyler misin? Tabii.
He is praying for guidance, which is a good sign,
Yol gösterilmesi için dua ediyor, ki bu iyiye işaret,
Everyone's praying for you, and sends you prayers.
Herkes senin için dua ediyor. Herkes iyi dileklerini gönderiyor.
Results: 75, Time: 0.0385

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish